(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Belediye Başkanlığı yazısına ve bilirkişi raporlarına göre, dava konusu taşınmaz mücavir alanda ve şehir merkezine 6 km. olmasına karşılık emsal alınan çevre semtindeki 3 nolu parsel yoğun yerleşim alanında şehre ve limana ve Devlet Demir Yollarına daha yakın mesafededir. Buna rağmen, dava konusu taşınmazın villa yapımına müsait etrafında çam ağaçları bulunan bu haliyle zenginlerin rağbet ettiği bir yer olduğu gerekçesiyle %80 oranında daha değerli olduğunun kabulünde isabet görülmemiştir.
Taşınmazın zenginlerin rağbet ettiği bir çevrede yer alması onun mutlaka emsalden değerli olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki, böyle bir değerlendirme objektif olmaz. Çünkü, böyle bir arsayı tercih edenlerin kendilerine has seçimleri ve aradıkları özellikler dikkate alınmıştır. Zenginlerin, şehir merkezinden uzak yapılaşması yoğun olmayan bir semti tercih etmeleri keyfiyeti, yasanın öngördüğü objektif değerlendirme ölçütlerine göre, taşınmazın emsalden değerli olmasını gerektirmez.
Ancak, yukarıda açıklandığı şekilde yanlış değerlendirme sonucu dava konusu taşınmaza 4.000.000. TL/m2 sonuca ulaşılmış ise de, taleple bağlı kalınarak 1.000.000 TL/m2 üzerinden hüküm kurulduğu dikkate alındığında objektif olmayan bu ölçülerin değere yansımadığı görüldüğünden, bu hususlar bozma nedeni sayılmamış, bu konudaki hataya değinmekle yetinilmiştir.
Bu itibarla davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 8.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy