(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Dava konusu taşınmaz plana göre yol olduğu için kamulaştırılmıştır ve arsa niteliğindedir. Taşınmaz üzerinde herhangi bir sınai ve ticari faaliyet için tesis veya benzeri bir şey yoktur. Taşınmazın etrafında termal otel ve tesislerin bulunması bu taşınmazın da aynı amaçla kullanıldığı takdirde termal su çıkıp çıkmayacağı ve buna etrafındaki tesisler itibariyle izin verilip verilmeyeceği hususları da meçhul olduğu gibi, içinde yol geçirilerek taşınmazın arsa vasfıyla hiç bir şekilde ilgisi bulunmayan ve değerine de katkı söz konusu olmayan termal suyun mevcudiyeti gözetilerek 1. bilirkişi kurulundaki değerlendirme yerine taşınmaza ek değer verilerek yüksek değerlere ulaşılması,
2- Faize kamulaştırmanın kesinleşip mülkiyetin davalı idareye geçtiği 27.12.1996 tarihi yerine dava tarihinden hükmedilmesi doğru görülmemiştir,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy