(2942 S. K. m. 11, 13, 14, 16, 30)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av. Mustafa Yıldıran ile aleyhine temyiz olunan davalı vek. Av. Kadir Beyazıt geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dava konusu taşınmazla ilgili olarak mülkiyeti ihtilaflı iken, 12.10.1993 gün ve 5293 sayılı encümen kararı ile kamu yararı kararı alınmıştır. Taşınmaz mülkiyeti ihtilaflı olmakla beraber mazbut Muratpaşa Vakfı emlakinden olması nedeniyle taşınmazın kamu idaresine (Vakıflar Genel Müdürlüğü) ait bir mal olduğu varsayılarak Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi hükmüne göre devir işlemi yapılmak üzere Vakıflar İdaresine başvurulmuş, istemin reddine karşı Danıştay'ın karar vermesi istenmiş, mülkiyetin ihtilaflı olması nedeniyle Danıştay bu konuda karar vermemiş, davalı idare bu defa Kamulaştırma Kanununun 16. maddesine dayanarak acele elkoyma ve tescil isteminde bulunmuş bu istemi mahkemece kabul edilerek verilen tescil kararı derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Açıklandığı üzere mülkiyeti ihtilaflı taşınmazın mazbut Muratpaşa Vakfı'na ait olduğu ileri sürülmekte olduğu ve mazbut vakfa ait malların da Kamulaştırma Kanununun 30. maddesinde belirtilen kamu tüzel kişilerinin malı niteliğinde bulunmadığı (6.3.1978 gün ve 1978/2-2 sayılı tevhidi içtihat kararı uyarınca) gözönünde bulundurulduğunda sözü edilen 30. maddenin üçüncü fıkrasındaki bedel artırımı davası koşullarının uygulanması da sözkonusu değildir. Bu durumda kamulaştırmanın, Kamulaştırma Kanununun öngördüğü genel ilkeler doğrultusunda yapıldığının kabulü gerekmekte olup, bu kamulaştırmalarda taşınmaz maliklerine 13. maddeye göre noterlik aracılığıyla tebligat yapılması zorunluluğu vardır. Bu tebligat usulüne uygun olarak yapılmadan anılan yasanın 14. maddesinde sözü edilen 30 günlük hak düşürücü süre başlamaz. Rızaen ferağ olmamakla beraber davacı, Kamulaştırma Kanununun 16. maddesine göre verilen tescil kararının kesinleştiği 31.5.1996 tarihinden itibaren başlayan 30 günlük yasal süre içinde 28.6.1996 tarihinde bedel artırım davasını açmıştır. Bu durumda açılan bedel artırım davası süresindedir. Dava bu gerekçe ile reddedilemez. Tahkikatın ikmali gerekir.
Ancak; dava konusu taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olup bu konuda mahkemece verilecek kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.1.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy