(743 S. K. m. 81/A)
Dava: Dava dilekçesinde vakfın dağılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun değişik 81/A maddesine göre gayesinin tahakkuku imkansız hale gelen vakıf kendiliğinden dağılmış olur. Bu dağılma keyfiyeti vakfın idare uzvu tarafından sicile tescil ettirilir. Yasa hükmü bu yönde ise de, Medeni Kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesine dair 13.7.1967 gün ve 903 sayılı kanunun 6. maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılan Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 13.8.1991 gün ve 1991/2119 sayılı kararla değişik 30. maddesi, gayesinin gerçekleşmesi imkansız hale gelen vakfın kendiliğinden dağılmış olacağına dair yasa hükmünü tekrar etmekle beraber devamında, bu gibi hallerde Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgili vakfın idare organının mahkemeye başvurarak durumun mahkeme siciline tescilini istemesini öngörmüştür. Tüzük hükmü ayrıca başvuran kişi veya mercie göre diğer tarafın (Vakıflar Genel Müdürlüğü veya vakfın idare organı) görüşünün alınacağını, mahkemenin de vakfın dağıldığı sonucuna varırsa durumu tescil edeceğini belirtmiştir.
Türk Medeni Kanununun vakıflarla ilgili düzenlemeleri dikkate alındığında da mahkeme kararı olmadan bir vakfın dağıldığına dair sicil değişikliğinin mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır. Kanun metninde ve tüzük hükmünde yer alan, (kendiliğinden dağılmış olur) ibaresi, bir vakfın dağılması için üçüncü kişiler tarafından (Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Vakıf İdare Organı dışında) bu konuda bir dava açılması gereği bulunmadığına işaret edilmek içindir.
Bu durumda davalı olarak gösterilen Vakıflar Genel Müdürlüğünün dosyaya konulan 2.12.1991 tarihli 1. Hukuk Müşavirliği imzalı beyanı da değerlendirilerek vakfın dağılması ve keyfiyetin tescili konusunda bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy