(634 S. K. m. 12, 19)
Dava: Dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vekili Av. H. K. geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava, ana gayri menkulün bodrum katında olup davalı adına kayıtlı bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün 20 m2'lik kısmı dışında kalanının anayapının ortak yerlerine tecavüz edilmek suretiyle oluşturulduğu bu konuda tescile esas alınan projenin asıl projeye uygun olmadığı, bu suretle yolsuz tescil yapıldığı iddiasıyla vaki müdahalenin önlenmesi ve tapunun iptalidir. Davacıların yargılama sırasında ve temyiz sırasındaki açıklamalarından da anlaşıldığına göre burada davalı adına bir bağımsız bölümün varlığı kabul edilmekle beraber, bunun ortak yerlere tecavüz edilmek suretiyle 20 m2'lik alanı aştığı iddiası mevcuttur.
Mahkemece öncelikle iddia, kesin ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde davacılara açıklattırılmalı ve inceleme bu esaslar üzerinden yürütülmelidir.
Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında genel olarak kabul edilen kurala göre, tapuda, tapu kayıtlarına esas alınan proje ile belediyedeki tasdikli proje arasında uyumsuzluk bulunduğu takdirde belediyedeki projeye itibar edilir. Bundan ayrı asıl proje daha sonra tadile uğramış ise, bunun da tasdik edilmiş olması şartı aranır. Ancak bunun yanında ve buna ilaveten tasdik tarihi itibarıyla ana gayri menkulde paydaş olan (bağımsız bölüm maliki olan) tüm maliklerin de onayını almış olması gerekir. Bu tadilat projesinin onayı sırasında davalı, iddia ettiği gibi tek malik ise, halen malik olanların onayının alınması gerekmediği açıktır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; öncelikle yukarıda belirtildiği gibi davanın kesin sınırlarının belirlenmesi bakımından iddianın açıklattırılması, tapunun tesisi (irtifak hakkı veya daha sonraki kat mülkiyeti) sırasında yukarıdaki esaslara göre geçerli mimari projenin belirlenmesi, ondan sonra bu projenin ehil bilirkişi marifetiyle uygulanması (tercihen tecrübeli bir mimar) tapunun bu geçerli projeye göre tesis edilip edilmediğinin belirlenmesi ve açıklattırılacak iddiaya göre 9 numaralı bağımsız bölümün bu projede yer alıp almadığı ya da projedeki sınırlarını aşan şekilde tesis edilip edilmediği hususlarının saptanması gerekir. Bu bağımsız bölüm geçerli projede yer almadığı takdirde tapunun iptali ile bu yerin ana gayri menkulün ortak yerlerinden sayılmasına karar verilmesi; bağımsız bölüm geçerli projede yer aldığı takdirde sınırlarının yine bu projeye göre belirlenmesi, ortak yerlere tecavüz varsa oralara vaki müdahalenin önlenmesi konularında araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
İlgili projeler incelenmek üzere dosyaya getirilirken davacıların sahtelik iddiaları dikkate alınarak gerekli tedbirlerin de alınması gerekir. Yetersiz bilirkişi raporlarına ve eksik incelemeye dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 750.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy