(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. Suat Urfalıer ile aleyhine temyiz olunan davacı Vekili Av. Şemun Yılmaz geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davalı idare aynı mıntıkada 1994 yılında gerçekleşen bazı hazine satışlarını emsal olarak göstermiş ise de, bilirkişi kurulları bu satışların kapalı zarf usulüyle yapıldığını, geniş iştirakin sağlanmadığını, o nedenle emsal alınacak satışlar olmadığını belirtmişlerdir. İdare ayrıca aynı bölgede Kayseri Sanayi Odasınca satın alınan taşınmazları emsal göstermiş, bilirkişi kurulları bu satışları da Sanayi Odasının Organize Sanayinin kurucusu olduğu için sanayi bölgesinde yer alan taşınmazlarda mülk edinmek amacıyla vaki alımının özel amaçla olduğunu kabul etmişlerdir. Oysa Sanayi Odasının bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi özel şahıslardan bu alımları yaparken, bunların özel nitelikte olduklarını gösteren herhangi bir bulgu ileri sürülmemiştir.
Davalının tüm itirazlarına rağmen bilirkişiler her iki raporda 6.11.1987 tarihinde bir yapı kooperatifine satışı yapılan 810 parselde kayıtlı 256 m2'lik bir satışı somut emsal almış, aynı gün incelenen aynı kamulaştırmayla ilgili dosyalarda dahi yine bu emsalle yetinilerek dava konusu taşınmazla karşılaştırması yapılıp sonuca varılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 11. maddesi G bendi değer belirlemenin ne suretle yapılacağını açıklamış olup, emsal satışlardan söz etmiştir. Emsal, nitelikleri itibariyle dava konusu taşınmaza benzerliği yanında fiziksel yakınlığı da içerir. Aynı bölgede yapılan satışların tamamı dışlanarak başka bir bölgede gerçekleştirilen bir satışı tüm dava dosyalarında tek ve değişmez emsal almak, değerlendirmenin yeterince yapılmadığı izlenimini vermektedir. Gerçekten hazine tarafından kamulaştırma tarihine yakın tarihlerde aynı mıntıkada gerçekleştirilen satışlarda ve Sanayi Odası tarafından yapılan alımlarda uygulanan fiyatların hepsinin gerçek dışı ve özel nitelikte olduklarının kabulüyle bunların emsal olarak değerlendirilmeyeceği sonucuna varılması bilirkişilerin aynı mıntıkadan başka satışların incelenmesine yönelmeleri ve tek emsal ile yetinmeleri doğru görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece gerekirse resen tapu incelemesi yapılarak uygun emsal araştırması yapılmalı, başka emsallerde bulunup makul bir sonuca varmak üzere dava konusu taşınmazla karşılaştırması yapılması için bilirkişi kurullarından bu hususlarla ilgili ek raporlar alınmalı, raporlar mahkemece denetlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.4.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy