(634 S. K. m. 10, 44)
Dava: Dava dilekçesinde eksik ve hatalı tesis olunan kat mülkiyetinin iptali ile yeniden kat irtifakına dönüştürülmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde altı bağımsız bölümden ibaret kat mülkiyeti tesis edilmiş olan ana gayrimenkulün her bir bağımsız bölümü üzerinde dört adet ilave bağımsız bölüm inşası için tesis edilmiş kat irtifakı bulunduğu, kat irtifakına konu bağımsız bölümlerin yapının üzerine ilavesi için inşaat ruhsatı alınmak üzere başvurulduğunda belediyece, kat mülkiyeti tesis edilmeden önce kat irtifakı bulunmadığından ruhsatın verilmediği belirtilerek hatalı tesis edilen kat mülkiyetinin iptaline ve yapının kat irtifakına dönüştürülmesine karar verilmesi istenmiştir.
Dosya incelendiğinde zemin üzerinde bir bodrum ile zemin katta beş dükkan ve bir mesken inşa edildiği, bu yapıda, 14.8.1972 tarihinde doğrudan kat mülkiyetine geçildiği; 18.8.1972 tarihinde de o tarihte tek malik olma sıfatını muhafaza eden Mustafa Dikim bağımsız bölümlerin her biri üzerinde ileride inşa edeceğini düşündüğü dört bağımsız bölüm için irtifak hakkı tesis ettiği bunlara arsa payı tahsis edilerek tapu kütüğüne geçirilmesini sağladığı anlaşılmıştır.
Kat Mülkiyeti tesis edilmiş anayapının bağımsız bölümleri üzerinde yukarıda tarif edilen şekilde bir işlem, Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesi kapsamındadır. Tek malik M. D.'in, kat mülkiyetine konu edilmiş mevcut bağımsız bölümlerin davalılara satışından önce yapılan bu işlem geçerli olup tesis edilen kat irtifakı ile vücut bulmuş bağımsız bölümlerin kat irtifakının tesisini öngören proje gereğince inşa edilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır.
Kat irtifakı kurulmadan doğrudan kat mülkiyetine geçilebileceği gibi, kat mülkiyeti kurulurken bazı belgelerin eksik bırakılması kat mülkiyetinin iptalini gerektirmez. Bunların her zaman tamamlanması mümkündür.
Bundan ayrı; kat irtifakı, bir ana gayrimenkul üzerinde tüm paydaşların tapuya verecekleri takrir ile kurulur. Mahkeme kararıyla kat irtifakı tesis edilemez. O nedenle kat mülkiyetinin iptaline ve kat irtifakının tesisine dair hüküm usül ve yasaya aykırıdır. Diğer taraftan, kat mülkiyetinin tesis edildiği tarihte ana gayrimenkulün içinde yer alan tüm bağımsız bölümler kat mülkiyeti kapsamı içinde bulunduğundan, Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin 2. fıkrasına aykırı bir durum da yoktur. Verilmediği bildirilen inşaat ruhsatının alınması idari bir işlem olup, koşullar varsa reddedilmesi idari yargıya konu olacak bir uyuşmazlıktır.
Bütün bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerine aykırı olarak kurulu kat mülkiyetinin iptali ile kat irtifakının tesisine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy