(2942 S. K. m. 11, 13) (3065 S. K. m. 8)
Dava dilekçesinde Katma Değer Vergisi tutarının davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, kamulaştırılan taşınmazın Kamulaştırma Kanunu hükümleri dairesinde takdir edilip davacıya ödenen bedeli üzerinden davacının Vergi Dairesine ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürdüğü K.D.V.'nin kamulaştıran idareden tahsili istenmiş, mahkemece dava kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma Kanununun 13. maddesine göre kamulaştıran idare, takdir komisyonunun belirlediği değeri taşınmaz malikine ödenmek üzere bir bankaya bloke etmek zorunda olup, taşınmazın takdir edilen bu değerinden idarece herhangi bir kesinti (K.D.V. ismi altında da olsa) yapması sözkonusu değildir. Böyle bir kesinti yaptığı takdirde ancak idare, bunu, taşınmaz malikine tazmin ile yükümlüdür. Davacının dayandığı ve mahkeme kararında da gözönünde bulundurulduğu anlaşılan 5. Hukuk Dairesinin 11.10.1991 tarih 1991/13140 Esas-10347 sayılı kararı idarenin kamulaştırma bedelinden kestiği K.D.V.'nin iadesine ilişkin olup, idare takdir komisyonunca saptanan bedelden herhangi bir indirim yapmamış olduğundan bu davada uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Vergi, kamu hukuku alanında yeralan yasalara tabi olup, bunun ödenmesi gerekip gerekmediği mükellefi ve ödenmesi gereken miktar, ilgili yasa hükümlerine tabi olup, kamulaştırma bedeli ile ilgili uyuşmazlıklarda uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Davalı idarenin böyle bir vergi karşılığını kestiği de belirlenmediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken bilirkişilerin varit olmayan ve dayanaksız görüşlerine uyularak yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy