(634 S. K. m. 24)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. S. İleri ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. E. Çetiner geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Hükmüne uyulan bozma ilamının 1. paragrafında, davalının muayenehane olarak kullandığı bağımsız bölümde kürtaj ve doğum yapıldığı izlenimini veren tesbitlerin bulunduğuna işaret edilerek bu iki hususun muayenehane sözcüğünün ifade ettiği kavram kapsamında olup olmadığının tespit edilerek sonuca göre karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yeniden keşif yapılmış; üç uzman bilirkişiden oluşan kurul tarafından verilen 25.12.1996 havale günlü rapora göre dava konusu bağımsız bölümde doğum yaptırılmadığı ve esasen buna olanak bulunmadığı açıklanmış, kürtajın ise gebeliğin kısıtlı evrelerinde yapılabildiği ancak bunun Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine İlişkin Tüzükte caiz görüldüğü, bu tüzüğün 4. maddesinde 10 haftayı geçmeyen gebelikte rahim tahliyesinin kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının mesleklerini uyguladıkları yerde yani muayenehanelerinde yapılabileceği öngörülmüş olup, davalının tüzüğün bu hükmüne aykırı olarak 10 haftayı geçen gebeliklere kürtaj yaptığına dair iddia ve kanıt ileri sürülmemiştir. Tüzüğün bu hükmü karşısında muayenehanede kürtaj yapılmış olmasının, (10 haftaya kadar olan gebeliklerde) muayenehanenin amacı dışında klinik olarak kullanıldığı anlamına gelmeyeceğinden Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesine dayalı eski hale getirme ve bağımsız bölümün doktor muayenehanesi olarak kullanılmasının men'ine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ancak, toplanan bir kısım delillerden davalının hastalarının ana gayrimenkulün sakinlerine rahatsızlık verdikleri anlaşılmakla bu rahatsız edici davranışların nitelikleri belirlenip bunları bertaraf edici önlemlerin ne olabileceği mahkemece saptanarak Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca alınması gereken tedbirler belirlenmeli ve anılan maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca bunların yerine getirilmesi emredilmelidir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 750.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy