(2942 S. K. m. 14)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tüm taşınmaz için paydaşlar adına tereke mümessili paydaş A. tarafından açılmış ise de, dava açıldıktan sonra taşınmazın iştirak halinde paydaşları bulunan tüm mirasçılar bir avukata vekalet vermiş ve bu avukat davayı tüm mirasçılar adına takip etmiş bulunmaktadır.
Dosyada Ayşe A. mirasçıları adına bir tebligat çıkarıldığı noterlik yazısında bildirilmiş ise de, tebligatın muhatapları yazılı olmadığı gibi, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı da anlaşılmaktadır. O halde dava tüm paydaşlar yönünden süresindedir.
Bu durumda davayı takip eden avukata vekalet veren (Enver A. dışındaki) paydaşların ayrı ayrı dava açmaları gerektiği nedeniyle davalarının reddinin bir dayanağı bulunmamaktadır. Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinin 5. fıkrasında müşterek mülkiyette paydaşların tek başlarına dava hakları olduğunun belirtilmiş olması, yukarıda açıklandığı gibi avukata ayrı ayrı vekalet vermiş olan davacıların davalarının reddini gerektirmez.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy