(634 S. K. m.19, 42)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i ve kal istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava oturtma kiremit çatı arasında projeye aykırı olarak konulan ve bağımsız bölümlerle borular aracılığı ile bağlantısı sağlanan her bir bağımsız bölüme özel su depolarının tesisi suretiyle vaki müdahalesinin önlenmesine ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi hükmüne göre, ana gayrimenkulün mimari projesinde yer almayan her türlü tadilat ve inşaatın yapılması ancak tüm kat maliklerinin muvafakati ile olur. Ana gayrimenkulün ortak yerlerinde yeni tesisler yapılması da aynı hükme tabidir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesi, ana gayrimenkulün ortak yerlerinin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak yenilik ve ilavelerin malik sayısı ve arsa payı çoğunluğu ile verilecek bir kararla mümkün kılmış ise de, yapılacak olan bu tesislerin ortak kullanım konusu olmaları asli unsurdur. Bu maddeye dayanılarak ortak yerlerde özel kullanıma (bağımsız bölümlere) tahsis edilecek yenilik ve ilaveler yapılamaz. Kaldı ki bu yenilik ve ilavelerin ortak yerin kullanımı ile ilgili olması gerekir. Oysa çatı arası, ana gayrimenkulün koruyucu bir tabakası olup ne su deposu konularak ve nede başka bir özel amaçla kullanımı söz konusudur.
Kat maliklerinin ana gayrimenkulün uygun bir yerine su gereksinimlerini karşılamak üzere ortak bir depo ve hidrofor sistemi kurmaları halinde sözü edilen 42. madde uygulanabilir ise de dava konusu özel nitelikteki depoların bu maddeye göre tesisi yukarıda açıklandığı gibi mümkün değildir.
Bu durumda davanın kabulü ile projeye aykırı müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerekirken yasal koşulları mevcut olmadığı halde Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesine dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy