(634 S. K. m. 33, 43)
Dava dilekçesinde, alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bilirkişi raporuna göre, dava konusu edilen asansör mimari projede mevcut olmakla beraber inşa edilmemiştir. Böyle bir asansörün inşası, Kat Mülkiyeti Kanununun 43. maddesi kapsamında mütalaa edilemez. Asansör, kat sayısına göre imar yönetmeliği uyarınca zorunlu değil ise de, inşası onaylı projede öngörülmüştür. Tüm bağımsız bölüm malikleri mimari projenin olduğu gibi uygulanmasını isteme hakkına sahip olup, mimari projede yer alan tesis, lüks de olsa, 43. maddede öngörülen yenilik ve ilave niteliğinde değildir. O nedenle asansörün, sakatlığı sebebiyle yalnız davacıya gerekli olduğu nedeniyle yapılan masrafın davacı uhdesinde bırakılarak davanın reddi doğru değildir.
Ancak,
Projede yer alan asansörün her nasılsa inşa edilmemesi sebebi ile davacının konuyu öncelikle kat malikleri kuruluna getirmesi ve bu konuda verilecek karara göre asansörün inşası ya da isteminin reddi halinde hakimin müdahalesini istemesi gerekirken bu yola gitmeden (şifahi başvurusu yeterli değildir.) masrafını kendisi deruhte ederek inşa etmiştir. O nedenle davacı, davalı bağımsız bölüm maliklerinin gerçek istifadeleri karşılığını aşacak miktardaki tesis masraflarını isteyemez ise de, asansörün inşa edilmesi sebebi ile bu hizmetin götürüldüğü davacıya ait bağımsız bölüm ile davalılara ait 8-9-10-11 nolu bağımsız bölümlerin değerinde bir artış ve kullanımlarında kolaylık sağlandığı aşikardır. İşte davacının davalılardan isteyebileceği katkı, bu değer artışı ve bağımsız bölümleri için sağlanan kullanım kolaylığı ile orantılı olmalıdır. Aksi halde davalıların asansör hizmetinden yararlanabilecekleri halde bu sebeple yapılan gidere katkıda bulunmamaları haksız zenginleşme teşkil eder.
Mahkemece bu esaslar dairesinde davalıların yapılan masrafa katkı oranları, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yapılarak belirlenmeli ve bu suretle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy