(3194 s. İmar K. m. 18) (2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, birinci bilirkişi kurulu raporu dava konusu taşınmazın emsale nazaran daha az değerli olduğunu, emsalin şehir merkezinde ve daha önce imara açıldığını belirterek bu sonuca varmış iken, iki ve üçüncü bilirkişi kurulları, bu bulguların tam aksine, dava konusu taşınmazın emsalden çok daha değerli olup, 2.000.000 Tl/m2 değerinde olduğunu (birinci bilirkişi kurulunun 700.000 Tl/m2 değerine karşılık) bildirmiş, gerekçe olarak da birinci bilirkişi kurulunun aksine, dava konusu taşınmazın daha merkezi bir yerde olduğunu, imara daha önce açıldığını belirtmişlerdir.
Görüldüğü gibi bilirkişi kurulları dava konusu ile emsal taşınmazla ilgili, sabit olması gereken olgularda çelişkiye düşmüşlerdir. Bu çelişkinin kaynağı araştırılıp giderilmeden, ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulları raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı bilirkişi raporlarında somut emsal alınan taşınmazın imar parseli olmamasına karşılık dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu gerekçesi ile emsal parselin değerlendirme tarihindeki m2 fiyatı yüzölçümünden %35 oranında düzenleme ortaklık payı düşülerek bulunmuş, bu suretle emsalin m2 fiyatı İmar Kanununun 18. maddesindeki en yüksek olan %35 oranında arttırılmış ise de, bu gibi hallerde emsal taşınmaza uygulanacak düzenleme ortaklık payı oranı, dava konusu taşınmazın imar düzenlemesi sırasında uğradığı kayıp oranında olmalıdır. Bu şekilde ancak taşınmazlara aynı nitelikler kazandırılıp karşılaştırma sağlanabilir. O nedenle mahkemece keyfiyet, Tapu Sicil Müdürlüğü ile Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak imar düzenlemesi nedeniyle dava konusu taşınmazın yüzölçümünden fiilen uğranılan imar zayiatı saptanmalıdır.
Mahkemece gerekli araştırma yapıldıktan sonra yukarıdaki hususlarda her üç bilirkişi kurulundan ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak uygun sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.6.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy