(634 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde meni müdahale ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan H. H. Pak vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi marifetiyle keşif yapılmış ve bilirkişiden rapor alınmış ise de, dava konusu yerin projedeki niteliği, iddia edildiği gibi sığınak olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Dava konusu yer bilirkişi raporunda belirtildiği gibi giriş, oda, mutfak, duş ve wc'den ibaret sükna niteliğinde bir yer ise ve sığınak gibi özel amaca tahsis edilmemiş ise bunun kat malikleri kurulunun alacağı bir kararla kiraya verilip gelirinin tüm kat maliklerine arsa payları oranında verilmesi ya da aynı sonucu doğuracak biçimde yönetim giderlerine katılmasında yasal bir sakınca yoktur.
Ancak, dava konusu yer projesinde sığınak ve bu amaçla ayrılmış ise bu gibi ortak yerlerin kiraya verilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yöndeki inceleme kesin olarak sonucu bağlanmadan ve kiraya verilen yerin niteliği belirlenmeden kira akdinin feshine ve tahliyeye karar verilmiş olması doğru değildir.
Ayrıca yargılama sırasında dava konusu yerin kat malikleri kurulu kararı uyarınca kiraya verildiği anlaşıldığına göre bu kararı alan kat maliklerinin de davaya dahil edilmeleri için dava dilekçesinin bu kişilere tebliğ edilmek üzere davacıya mehil verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy