(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz bilirkişi raporlarında karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmaya göre dava konusu taşınmaz E-5 karayoluna 200 metre, anayola 50-60 metre, şehir merkezine 1200-1500 metre, organize sanayi bölgesine 3200 metre, Devlet Demiryolları ve limana 1100-1200 metre mesafede ve imar görmemiştir; emsal ise, toplu konut bölgesinde şehir merkezine 2000 metre, liman ve Devlet Demiryolları ile sanayi bölgesine 3 km. mesafede ve imar görmüştür. Dava konusu taşınmazın emsale göre şehir merkezine daha yakın ve yer aldığı çevre itibariyle daha değerli bir konumda olduğu belirlenmiş ise de emsale nazaran, bu değerlendirmelere göre dava konusu taşınmazın 5.5 kat daha değerli olduğuna dair bilirkişi saptanması ve hesabı, dava konusu taşınmaz ile emsal arasındaki değer farklılığını abartmakta, gerçekçi görünmemekte ve bu sebeple değerlendirmenin düzgün bir şekilde yapılmadığı intibaını vermektedir. Mahkemece bu husus dikkate alınarak ve mahkeme hakiminin müşahede ve gözlemi değerlendirilerek bilirkişi kurullarından belirlenecek bu esaslar dairesinde ek rapor alınmamış olması doğru değildir. Bilirkişi raporlarında emsalin gerçeğe uygun bir satış olduğu kabul edildiğine göre aradaki fark hiç bir şekilde 5.5 kat olamaz. Hakim buna müdahale ederek gerçeğe ve niteliklere uygun bir oran belirleyebilir.
2- Birinci bilirkişi kurulu raporunda emsalin imar düzenlemesi sonucu meydana gelmiş olması, dava konusu taşınmazın da bu nitelikte bulunmaması sebebiyle dava konusu taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden %35 oranında düzenleme ortaklık payı düşüldüğü halde, 2. bilirkişi kurulu asıl raporunda her iki taşınmazın imar parseli olduğu kabul edilerek düzenleme ortaklık payı düşülmemiş, ancak bu rapora alınan ek raporda düzenleme ortaklık payı düşülmesi öngörüldüğü halde sonuç itibariyle yine bir indirim yapılmamıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmaz ile emsalin niteliklerine (imar düzenlemesi sonucu meydana gelmiş parseller olup olmadıkları) dair bilgiler Tapu Sicil Müdürlüğü ile Belediye Başkanlığından getirtilerek raporlar arasındaki çelişki giderilmeli bir numaralı bent dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapan ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.9.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy