(634 S. K. m. 33)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca ceza verilebilmesi için hakimin yapılması istenen hususu istem üzerine nihai bir kararla belirleyip davalıya tebliğ edilmesi gerekir. Dava konusu edilen bir husustaki yargılama sırasında ara kararıyla karşı tarafa bu maddeye göre tebligat yapılması ve yerine gelmediğinden bahisle ceza verilmesi doğru değildir.
2- Dava dilekçesindeki isteme ve bilirkişinin belirlenmesine göre 22.000.000 TL. davacının bağımsız bölümünde sızıntı sebebiyle oluşan zarar karşılığı olduğu halde arızanın giderilmesi için olduğu şeklindeki bir ifade kullanılarak hükümde müphemiyet yaratılmış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy