(634 S. K. m. 5)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere bağlanan arsa payının iptali istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tapu sicili, ibraz edilen projeye göre oluşturulmuş ve dava konusu yere arsa payı verilerek bağımsız bölüm olarak tescil edilmiş ise de, tescile esas alınan projenin, belediye imar müdürlüğünce onaylanmış asıl ve esas alınması gereken projeden farklı olduğu, bağımsız bölümün bu projede yer almadığı anlaşıldığından, tapunun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davalının, tahrif edilmiş ve aslına uygun olmayan, mimari projeye dayanılarak kat irtifakı kurulan bağımsız bölümün satıcaısı hakkında tam bir tazminat hakkı bulunduğundan, koşulları var ise satıcısı hakkında böyle bir tazminat davası açabileceği açıktır. Ancak,
Kat Mülkiyeti Kanununun 5.maddesinin 2. fıkrasının "anagayrimenkulde kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamıyacağına dair hükmü dikkat ealınarak, bir bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline karar verilmesi halinde konu, kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan istem olmasa bile bu bağımsız bölüme ait arsa payının diğer bağımsız bölümlere değerleri oranında dağıtılması gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy