(3194 S. K. m. 18) (2942 S. K. m. 11)
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın 2040 konutluk göçmen konutlarının yapımı nedeni ile Devlet Bakanlığı tarafından ifrazen oluştuğu ve taşınmazın dava konusu olan bölümünün 17 metrelik imar yolunda kaldığı, dava konusu taşınmaz ile çevresinin 5.1.1990 tarihli İzmir Büyükşehir Belediyesince onanmış 1/5000 ölçekli nazım imar planında "konut dışı kentsel çalışma alanı" olarak ayrılmış olmasına rağmen bu planın, taşınmazın su koruma havzası içerisinde yer alması nedeniyle uygulanmadığı daha sonra 16.1.1996 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onanan 1/25000 ölçekli planda, müfrez 1590 parsel numaralı taşınmazın depolama ve gelişme kentsel yerleşme alanı sahası içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ın daha sonraki 17.4.1998 gün 1996/3-1998/1 sayılı Tevhidi İçtihat Kararı ile taşınmazın imar planında yer almakla beraber, koşullu da olsa iskana izin verildiği, çevresinin meskun olup belediye hizmetlerinden yararlandığı hususları dikkate alındığında taşınmazın arsa olarak değerlendirilebileceği göz önünde bulundurularak davacının düşük değerli raporu kabul etmesi halinde 2.rapora göre; kabul etmemesi halinde ise taşınmazı arsa olarak değerlendiren ilk iki raporla birlikte ortalama değeri ifade edecek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu hususlar dikkate alınmadan taşınmazı tarım arazisi olarak değerlendiren raporlara göre hüküm kurulması doğru değildir.
2-Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden veya kamulaştırılan alanından İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için bu parsellerin imar düzenlemesi oluşmuş parseller olup olmadıklarının araştırılmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz nünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy