(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Tamamı 2595 m2 olan taşınmazda yapay tatlı su balığı yetiştirilmektedir. Her iki bilirkişi kurulu balığı tarla ürünü kabul ederek gelirine kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değerlendirme yapmışlardır.
Oysa balık, sığır, koyun gibi, etleri yenen hayvanlar cinsinden olup tarlanın doğrudan ürünleri olmadıkları için o şekilde kabul edilerek değerlendirme yapılamaz. Aksi halde, meraların ve hayvan çiftliklerinin zeminleri tarım arazisi yerine hayvan ürünü veren üretim araçları olarak kabul edilmesi gerekir ki, böyle bir kabul Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin 3.fıkrasının f bendi hükmüne aykırı düşer. Çünkü anılan bentte arazinin bizatihi kendisinin getireceği net geliri söz konusu olup balık, arazinin doğrudan ürünü değildir.
Bu durumda davacının talebi dikkate alınarak zeminin, çevrede ekilmesi mutad olan ürün münavebesi dikkate alınarak, getireceği net gelirine uygun kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değerlendirilmeli, balık yetiştirilmek üzere yapılan özel tesisat mevcut ve sökülüp götürülemez nitelikte ise bunun da değeri hesaplanmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bundan ayrı, davacı dava dilekçesinde taşınmaz üzerindeki muhdesat ve zemin için ayrı ayrı rakam belirterek arttırım istemiş olduğuna göre bu unsurlarla ilgili değerlendirme de bu talebin ve birinci bilirkişi kurulanca saptanan 866.557.810 TL. ile kıymet takdir komisyonunca belirlenen 450.000.000 TL. arasında 2942 sayılı yasanın 15.maddesinin 11.fıkrası gereği önemli oransızlık bulunmadığı gözönünde tutularak muhdesat için bu rakam esas alınarak 416.557.810 TL. arttırım yapılması gerekirken, bu meblağın toplam talep içerisinde değerlendirilmesi suretiyle fazla arttırım yapılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy