(1086 S. K. m. 185, 409) (2942 S. K. m. 11) (743 S. K. m. 6)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği düşünüldü:
1- Davacı, zemin için de dava açmış iken 9.9.1997 tarihli oturumda, bedeli de belirterek zeminle ilgili davasını atiye bıraktığını bildirmiş ve HUMK'nin 185. maddesi hükmü uyarınca bu davasını takipten sarfinazar etmiş, davalı vekilinin sözü edilen duruşmada hazır olmadığı ve yargılamanın ertelenmesi konusunda bir talebi de bulunmadığı görüldüğünden, buna itiraz etmemiş sayılacağı cihetle, bu istemin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak bu konuda verilecek karar "dava konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına" dair olması gerekip, vekalet ücreti verilmesine de yer yoktur. Bu dava ile ilgili olarak, mahkemece "HUMK'nin 409. maddesi gereğince müracaata bırakılmasına" karar verilmesi doğru değildir.
2- Davacı zeminde paydaş değildir. Zemin üstündeki muhtesat için bedel arttırımı isteminde bulunmuştur. Zemin tapulu bir taşınmaz olup, başkalarına ait olduğuna göre, davacı üzerindeki muhtesadın kendisine ait olduğunu kanıtlamak zorunda olduğundan, bu husustaki delilleri sorulup toplanmadan yazılı olduğu şekilde kendisinin ilgili kabul edilerek lehine arttırıma hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy