(3194 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 284) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Birinci bilirkişi kurulunun raporunda emsal olarak incelediği Bahçe Mahallesi 511 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 12.6.1996 tarihli 93/600 paya ait satış işleminin taraflarını, satış bedelini, yüzölçümünü, cinsini gösteren tapu kayıt örneği getirtilmemiştir. Ancak, daireye intikal eden işlerden (Daire Esas 1998/13256 Karar 1999/97 Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 1998/221-812) birinci bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan Bahçe Mahallesi 511 ada 33 parsel no'lu 600 m2 taşınmazın 97 m2'si 15.5.1996 tarihinde 8.247.422 TL/m2 bedelle, 249 m2'si 23.5.1996'da 4.016.064 TL/m2 bedelle, 161 m2'si 5.6.1996'da 5.279.503 TL/m2 bedelle, kalan 93 m2'si de 12.6.1996'da 15.913.978 TL/m2 bedelle ... İlaç Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine satıldığı anlaşılmaktadır. Aynı taşınmazın payları, bir aylık süre içerisinde, birbirinden çok farklı fiyatlarla aynı şirkete satılmış olmasına, bu hususun dosyadaki tapu kaydından açıkça anlaşılmasına, özellikle arsanın büyük bölümünü almış bulunan anonim şirketin ne pahasına olursa olsun almak zorunda olduğu 93 m2'lik sonuncu hisse satışının özel satış niteliğinde olduğunun aşikar bulunmasına rağmen birinci bilirkişi kurulunun yalnızca bu sonuncu satışı değerlendirmelerine esas almış olması,
2- Davaya konu edilen taşınmazların tapu kayıtlarında imar uygulaması sonucunda oluştukları belirtilmiş olduğu halde, Belediye İmar Müdürlüğü'nün 20.5.1998 tarih 2022 sayılı yazısında imar parseli olmadıkları bildirilmiştir. Bilirkişi kurullarınca belirlenen değerlerinden İmar Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tespiti açısından açıklanan bu çelişkinin Tapu Sicil ve Belediye İmar Müdürlükleri'nden yeniden sorulup giderilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy