(634 S. K. m. 23)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ana yapının ortak tesisatından olan pis su borusunun davalının bağımsız bölümünden geçen bölümünün pataması sebebiyle bodrumda meydana gelen arızanın giderilmesi ve ortak sistemin projesine uygun sağlıklı bir biçimde işletilmesi için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 23. maddes hükmü uyarınca, davalının izin vermesine ilişkindir.
Yapılan bilirkişi incelemesinde pis su borularında bir arızanın olduğu tespit edilmiş ancak, nereden kaynaklandığının anlaşılamadığı ve ancak davacının da arızanın bulunması konusunda hazırlık çalışması yapmadığı belirtilmiş, ayrıca mevcut arızaya dışarıdan da müdahale edilebileceği açıklanmış, mahkemece dava, bu tespitlere ve arızanın davalıya ait bağımsız bölümden kaynaklanmadığı kanaatine dayanılarak reddedilmiştir.
Apartman yapılarında ortak sistemlerdeki arızaların bulunması ve borulardaki çatlak ya da aşamaların tespiti, onların kadar hatta ondan daha fazla mesai ve araştırmayı gerektirir.
Davacının, sırf davalıyı rahatsız etmek için bu davayı açtığına dair bir bulgu ya da arızanın başka yerden kaynaklandığına dair bir tespit yapılmadığına göre, varlığı tartışmasız olan arızanın giderilmesi için bulunması ve yerinin tespiti de Kat Mülkeyite Kanunu'nun yukarıda sözü edilen 23. maddesi kapsamındadır. Ayrıca bilirkişi dışarıdan müdahale ile tamiri mümkün olacağı beyanında bulunmuş olup, dışarıdan davalıya ait bağımsız bölümün duvarına yapılacak müdahale dahi 23. maddeye göre izin verilmesini gerektirir. Verilecek müsaade üzerine davalının her türlü zararının karşılanmasına, anılan maddenin son fıkrası gereği olduğu da dikkate alınarak gerekli izin verilmelidir.
Bu durumda davacının, hakimin reddine ilişkin talebinde bir isabet yok ve bunun mahkemece dikkate alınmamasında yasaya aykırılık mecut değil ise de yukarıdaki hususlar dikkate alınarak, kararın esas yönden bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince, BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.4.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy