(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz imar planında hal sahası içerisinde kaldığından 29.2.1996 tarihinde kamulaştırılmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kamulaştırmanın gerçekleştirilmesi amacıyla imar planı kapsamına alınan ve önceden tarım arazisi niteliğinde olup, belediye hizmetlerinden yararlanmayan taşınmazların sırf imar planı içerisinde olması nedeniyle arsa sayılmasına yasal olanak bulunmadığı (HGK'nun 23.11.1994 gün ve 1994/18-441-766 Sayılı Kararı) dikkate alınarak bu taşınmazın daha önce daireye intikal eden dosyalarda dava konusu edilen bazı taşınmazlar gibi, 6.10.1986 tarih, 33/3-9 Sayılı kararla imar planında iskana ayrılmış taşınmazlardan olup olmadığı araştırılıp buna ilişkin karar getirtilmeden eksik inceleme ile taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de; Kamulaştırma Kanunun 11.maddesinin (g) bendine göre arsalarda değerlendirme, emsal ile dava konusu taşınmazın tüm niteliklerinin belirlenmesinden sonra, bu niteliklerine göre değerine etki yapan üstün ve eksik yönlerinin karşılaştırılması ile bulunacağından, bilirkişi raporlarında bu yönde hiç bir karşılaştırma yapılmadan genel nitelikteki sözlerle sonuca varılmış olması usül ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bilirkişi kurullarından dosyada mevcut emsaller dikkate alınarak, üstün ve eksik yönleri de belirtilmek suretiyle gerekli karşılaştırmalar yapılarak yasaya uygun sonuçlara varan ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
2-Bülent Ö. dışındaki davacılara ait kamulaştırma evrakının tebliğine dair belgenin (tebliğ edilmemiş veya çıkarılmamış ise bu hususu da belirtir şekilde) getirtilmemesi, bu suretle adı geçen davacılar yönünden davanın süresinde açılıp açılmadığının denetlenmemesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy