(634 S. K. m. 20,35)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın takas sebebi ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı tarafın davalıya ayrı ayrı ödeme tarihli üç adet çekle teklif ettiği alacağına karşılık ödemeleri kabul etmemiş, alacağının çek muhtevaları ile belirlenen miktarının üzerinde olduğunu iddia ederek bu konuda tüm alacağını konu eden bir alacak davası açmıştır. Bu davanın ise derdest olduğu anlaşılmaktadır. Üç adet çek muhteviyatı olan 64.000.000 TL.nın davacı tarafından davalıya ödenmesinin taahüd edildiği kabul edilebilir ise de, bu meblağı da kapsayan alacak davası davalı tarafından açılmış ve derdest olduğuna göre bu davalar koşulları varsa birleştirilmeden ve bu suretle ortak çözüm söz konusu olmadan takasa karar verilemez.
Diğer taraftan davalının yöneticiliği sırasında şahsen ortak hizmetler için yaptığı giderleri hükmü şahsiyeti bulunmayan yönetime izafeten yöneticiden değil tüm kat maliklerinden arsa payları oranınında isteyebilir. Oysa görülmekte olan bu davayı yönetici kanunun 20. maddesi ile 35. maddesinin kendisine verdiği özel yetkiye dayanarak açmıştır. Bu suretle sorumluları ve tarafları aynı olmayan bir alacağın takası da söz konusu değildir.
Bu durumda mahkemece itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde takasa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy