(743 S. K. m. 73, 80)
Dava: Dava dilekçesinde vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma ilamında vakfedilen malların, vakfın gayesinin tahakkukuna yeterli olması gerektiğine değinilmiştir ve bankaya vakfedilmek üzere yatırılan paranın buna yeterli olmadığı saptanmıştır. Mahkemece 500.000.000 TL daha vakfedilmesi halinde vakfa yeterli olacağı kabul edilerek davacıya re'sen bu para bankaya yatırılmıştır. Bu suretle vakfedilen para miktarı artmış ise de, bunun dahi bugünkü koşullarda yeterli olmadığı açıktır.
Diğer taraftan vakfın gayesi ile ilgili 3. madde de hakimin isteği üzerine değiştirilmiş ise de, yapılan bu değişiklik açık olmayıp faaliyetlere uygun kursların ne oldukları, vakfın faaliyetlerinin amaç doğrultusunda olması gerekirken, vakfın amacının vakfın faaliyetlene uygun doğrultuda belirleneceğine dair düzenleme çelişki yaratmaktadır. Vakfın faaliyetlerine uygun konferans, panel, açık oturum gibi toplantılar tertip edilmesi de vakıfnamenin faaliyetlerini belirleyen 5. maddesi ile birlikte dikkate alındığında amaç anlamsız hale gelmektedir.
Vakfın tesciline ilişkin istemi inceleyen hakim, kendisine ibraz edilen vakıfname hükümlerini ve vakfedilen malları değerlendirerek karar verir. Vakıfname hükümlerini yasa ve tüzük hükümlerini uygun bulmaz ve vakfedilen malı yeterli görmezse hakimin yapacağı iş bu hususlara değinerek tescil istemini reddetmek olmalıdır.
Kendisi vakfedenmiş gibi, vakıfnamede değişiklik önermesi ve yatırılan para miktarını kendisine uygun bir seviyeye çıkarmasını sağlamak durumunda değildir.
Bu durumda tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, amacı belirsiz vakfedilen malı yetersiz olan vakfın tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.5.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy