(634 S. K. m. 57) (743 S. K. m. 623)
Dava: Dava dilekçesinde, davalı şirketin devre mülk sahiplerini temsil yetkisinin bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar:Dosya, görev uyuşmazlığı sonucunda, temyiz incelemesinin Dairemizce yapılması gerektiğinde dair, Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.3.1998 günlü kararı uyarınca Dairemize gönderilmekle, temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Genel olarak kabul edilen kurala göre, eda davasının açılması mümkün olan hallerde, davacının bunda hukuki yararı bulunmayacağı ve lehine bir hukuki sonuç doğurmayacağı için, tespit davası açılamaz. O nedenle yönetici sıfatı ile hareket eden davalı şirketin devremülk sahiplerini temsil etmeye yetkisi olmadığının tespitine ve yetkisi varsa bu devremülk sahiplerinin sayılarının belirlenmesine dair dava dinlenemez.
Bu husus dikkate alınmadan edaya ilişkin herhangi bir istemi içermeyen dilekçe üzerine taraflar arasındaki sözleşme yorumlanarak, kararda yazılı olduğu şekilde tespite karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacılar, Yönetim Planına veya devremülk sözleşmesine aykırı olarak toplanıldığı veya devremülk hakkı sahiplerinin temsil edildiği toplantı ve kararların iptalini her zaman dava edebilirler. Dava dilekçesinde yer aldığı gibi kararların iptali için dava açmak yerine genel bir tespit kararı, davacıların açabilecekleri dava sonunda verilebilecek iptal kararı yerine geçemez.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.5.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy