(634 S. K. m. 19, 32, 33, 35)
Dava: Dava dilekçesinde yöneticinin hatalı işlemlerinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kat Mülkiyeti Kanununun 32.maddesi hükmüne göre, kural olarak anagayrimenkulün kullanılması ve yönetiminden dolayı, kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve deneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır. Özellikle acil olmayan ve kat maliklerinin katılımıyla gerçekleşmesi gereken tamir ve ilave gibi tadilat öncelikle kat malikleri kurulunda görüşülmesi gereken hususlardandır. Kat malikleri kurulunun bu konuda aldığı kararlara karşı, ancak o zaman hakime
başvurulabilir. Acil olduğu belirlenen, niteliğinden anlaşılan ve toplantılarda görüşülmemekle beraber, görüşülmesi için başvuruda bulunulmuş olan hallerde de davanın kat maliklerinin tamamına yöneltilmesi gerekir.
Bu konuda dikkate alınması gereken bir husus da dava dilekçesindeki istemdir. Yukarıda sözü edilen konularda hakimin emredici karar alması suretiyle eda davası açılabilecek iken, sadece tespit isteminin yer aldığı davalarda, davacının hukuki yararı bulunmayacağından, bu konuda açılan davanın da usulüne uygun olmadığı kabul edilir.
Davacı, yöneticinin anagayrimenkule ait hususlarda yeteri kadar dikkatli olmadığını, anagayrimenkulün ihtiyaçlarını ihmal ettiğini ileri sürerek bu hususların tespitiyle genel olarak yaptığı icraatların düzeltilmesini istemiş, mahkemece bu konularda edayı içermek üzere bunların yapılması için bilirkişinin belirlediği miktarlarda para toplanmasına ve bunların yönetici tarafından yapılmasına, su deposu konusunda da talep aşılarak karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklama karşısında davacının doğrudan dava edebileceği ve tespit istemiyle yetinmeyerek edayı da içeren şekildeki tek istemi, kalorifer borusunun projeye aykırı olarak davacı bağımsız bölümünün süpürgelik hizasından geçirilmesi keyfiyetidir. Ancak, mahkemece bu borunun geçirilmesine karar verilen yerin tesisat projesindeki yer olup olmadığı hususu bilirkişi raporlarından kesinlikle anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının sair taleplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle reddi, ancak arızalanmış kalorifer borusunun projedeki geciş yolu tespit edilerek yönetici tarafından bu konuda yapılan iş projeye aykırı ise bunun projeye uyğun hale getirilmesine karar verilmesi olmalıdır.
Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.6.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy