(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 286)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı tarafından tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde oluduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirine bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma sonrası dosyaya getirilen belgelerden, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin değerlendirilmesi açısından arsa sayılsalar bile, imar düzenlemesi görmemiş, tapuda tarla olarak kayıtlı, köy sınırları içinde, belediye hizmetlerinden kısmen yararlanan, şehir merkezine uzakta, iskan alanı dışında fazla değerli olmaması nedeniyle sanayi kuruluşlarınca tercih edilen mahalde olduğu anlaşılmaktadır.
Bozma kararın 2 numaralı bendinde, dava konusu taşınmazlar ile aynı köyde bulunan ve dava konusu taşınmazlar gibi büyük alana sahip, H.... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ce alınan 2112 parsel sayılı taşınmaz yerine, yine bir anonim şirket tarafından satın alınan taşınmazın emsal olarak seçilmesi için, daha benzer nitelikte olan 2112 parselin gerçek değerle satılmadığının somut dayanaklarını gösterilmesi gerekirk denilmiş olmasına rağmen, her iki kurul ek raporlarda herhangi bir somut olguya dayanmaksızın 2112 nolu parselin "satış değeri kesinlikle taşınmazın gerçek değerini yansıtmamaktadır" demekle yetinmişler. İlk raporlarında 2112 nolu parselin Antalya - Alanya yolu kenarında olup, etrafında çeşitli fabrikalar, işyerleri, küçük sanayi işletmelerinin varlığından söz ederken ek raporlarında aynı atşınmazın ana yolda direk irtibatı bulunmadığnı, yan yol vasıtası ile ulaşımının sağlandığını belirtmeleri bir çelişkidir.
Yine 2 numaralı bentte, Dairece incelenen, aynı kamulaştırma kapsamındaki taşınmazlara genellikle, 7,5 - 8 milyon TL/m2 değer belirlenmişken, dava konusu taşınmaza yüksek değer belirlenmesindeki çelişkiye değinilerek, gerekirse resen emsal araştırması yapılarak ek raporlar alınması istenmişse de, bilirkişiler zemin konusunda yeni bir değerlendirme yapmamışlar, aynı kamulaştırma kapsamında olup arsa olarak değerlendirilen aynı yer ve nitelikteki taşınmazlar için Daireden geçerek onanan dosyalarda en fazla 8.000.000 TL/m2 değer biçilmişken, bilirkişiler 49.000.000 TL/m2 gibi fahiş bir değerde direnmişlerdir.
Bozma ilamının 4 numaları bendi uyarınca ağaçların kalm değerinin tespiti için Tarım İl Müdürlüğünden belge getirilmiştir. Ancak, bu belge ağaç bedellerinin nasıl saptanacağına ilişkin formüllerden ibaret olup, ağaç kaim değerlerinin denetlenmesi için yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra gerekirse görevlendirilecek başka bilirkişi kurulalrıyla yeniden keşif yapılarak, 2112 nolu parselin de diğerleri yanında somut emsal alıncağı, taşınmaz arsa sayılsa bile yukarıda belirtilen özelliklerinin hesapa katılacağı, tapu kaydına göre askeri güvenlik alanında ve havaalanı genişleme bandında olan taşınmazlar üzerindeki bu kısıtlamaların değere yansıtılacağı, taşınmazın kıymetini en iyi bilecek durumda olan, dava konusu 1495 nolu parsele bitişik, 1493 ve 1494 sayılı parsellerin sahiplerinin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 1998/66 ve 1997/1302 esas sayı ile açtıkları davalarda, taleplerinin 6.000.000 TL/m2'den ibaret olduğu (bu davalara ilişkin Daire kararları dosya içindedir) olgusunun dikkate alınacağı, 2942 yasanın 11. maddesinin (d) bendi ve Anayasanın 46. maddesi hükmü dikkate alınarak bilirkişilerce yapılacak emsal karşılaştırmasının sıhatinin, emsal alınan taşınmazların (2112 parsel dahil) ve dava konusu taşınmazın getirtilecek vergi beyanları ve bu yerler için emlak vergisine esas olmak üzere ilgili belediyelerce takdir edilen m2 bedellerine ilişkin elgelerle test edileceği, ayrıntılı, gerekçeli, bozma ilamına uygun raporlar yada ek raporlar almak ve HUMK.nun 286. maddesinin bilirkişilerin oy ve mütalaalarının hakimi bağlamayacağı yolundaki kuralı da dikkate alınmak suretiyle raporların denetlenip hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz temyiz itirazları bu nedelerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy