(1086 S. K. m. 284, 428) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1- Birinci bilirkişi kurulunun ek raporunda emsal olarak incelediği Bahçe Mahallesi 511 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 12.6.1996 tarihli 93/600 paya ait satış işleminin taraflarını, satış bedelini, yüzölçümünü, cinsini gösteren tapu kayıt örneği getirtilmemiştir. Ancak, Daireye intikal eden işlerden (Daire Esas 1998/13256 Karar 1999/97 Mersin 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 1998/221-812) birinci bilirkişi kurulu ek raporunda emsal alınan Bahçe Mahallesi 511 ada 33 parsel nolu 600 m2 taşınmazın 97 m2'si 15.5.1996 tarihinde 8.247.422 TL/m2 bedelle, 249 m2'si 23.5.1996'da 4.016.064 TL/m2 bedelle, 161 m2'si 5.6.1996'da 5.279.503 TL/m2 bedelle, kalan 93 m2'si de 12.6.1996'da 15.913.978 TL/m2 bedelle ... İlaç Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine satıldığı anlaşılmaktadır. Aynı taşınmazın payları, bir aylık süre içerisinde, birbirinden çok farklı fiyatlarla aynı şirkete satılmış olmasına, bu hususun dosyadaki tapu kaydından açıkça anlaşılmasına, özellikle arsanın büyük bölümünü almış bulunan anonim şirketin ne pahasına olursa olsun almak zorunda olduğu 93 m2'lik sonuncu hisse satışının özel satış niteliğinde olduğunun aşikar bulunmasına rağmen birinci bilirkişi kurulu yalnızca bu sonuncu satışı değerlendirmelerine esas almış, böylece dava konusu taşınmaza, fahiş bedel takdir edilmiştir.
2- İkinci bilirkişi kurulu ek raporunda, dosyaya bozmadan sonra getirilen yeni emsalleri incelemiş, bunların emsal olamayacaklarını gerekçeleriyle açıklamış ancak emsal karşılaştırması yapmadan bozmadan önce düzenlediği rapordaki sonucun doğru olduğunu belirtmekle yetinmiştir. Bozma kararında Nusratiye Mahallesi 21 nolu parselin emsal alınmaya elverişli olmadığı, emsal olarak başka taşınmazların değerlendirmeye esas alınması gereği açıkça belirtilmiş ve mahkemece bozma kararına uyulmuş olmasına göre, bilirkişinin yapacağı iş, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda yeni emsalleri esas alarak değerlendirme yapmaktan ibarettir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, ikinci bilirkişi kuruluna, kurulun tutumu nedeniyle işin sürüncemede kalmasına mahal verilmemesi de ihtar edilerek bozma doğrultusunda ek raporlar alınması, bilirkişilerin raporlarının bozma doğrultusunda hazırlanıp hazırlanmadığının belirlenmesi yönünden denetlenmesi, bilirkişinin ısrarı halinde ehil ve liyakatli yeni bir bilirkişi kurulu atanarak bozmada belirtilen hususlarda rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy