(634 S. K. m. 5)
Dava: Dava dilekçesinde tapu kaydının iptali ve ortak yer olarak tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, A blok bodrum katında bulunan dava konusu 1, 2 ve 3 numaralı dairelerin sahibi gözüken davalıların, dava konusu ortak yerleri, yasaya aykırı tadilat projesine dayalı olarak, bağımsız bölüme dönüştürüp, adlarına tescil ettirdikleri, yapılan tadilat projenin encümen kararı ile iptal edildiği belirtilerek, dayanaktan yoksun kalan tadilat sonucu oluşan bölümlerin A bloka ait ortak yer olarak tesciline karar verilmesi istenmiştir. Dava, davacıların kat maliki olarak 1,2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin kaçak olarak yapıldıklarını bildikleri, yapımı suç teşkil eden bu durum nedeniyle davacıların himaye hakları bulunmadığı, dava konusu yerlerin kaçak olarak daire haline getirildiği iddia edilmişse de fiilen depo olarak inşa edildikleri, fiili durumla projede yapılan değişikliğin birbirini teyit etmediği gerekçesiyle red edilmiştir.
Diyarbakır Belediye Encümeninin 25.2.1993 günlü kararı ile, tadilat ruhsatında, tadilat alanlarının sehven küçük hesaplandığına ve bodrum katın hafriyat sonucu zemin kat durumuna getirildiğine ilişkin rapor esas alınarak inşaat tadilat ruhsatı iptal edilmiştir.
Tadilat ruhsatı iptal edildiğine göre, anayapının orjinal projesinin tadilattan önceki durumu ile geçerlik kazanmış olması söz konusu olabilecektir. Bu bakımdan davanın inşaatın ve tadilatın henüz ferdi ilişkiye geçilmeyen bir dönemde kooperatifçe yaptırıldığı da dikkate alınarak, ihtilafı çözümler nitelikte de olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Dava dilekçesinde ortak yerlerin bağımsız bölüm haline getirildiğinden, sığınakların küçültüldüğünden bahisle, dava konusu 1-2 ve 3 nolu dairelerin tekrar 25.7.1987 tarihli inşaat ruhsatnamesinde belirtilen ortak yer niteliğine getirilmesi için davalılar adına tapu kaydının iptali istenilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren 24.10.1996 günlü dilekçesinin sonuç bölümünde de, ilk projeye göre dava konusu bağımsız bölümlerin eski haline yani, ortak yere dönüştürülmesine karar verilmesi istendiğine göre, davacının projeye uygun eski hale getirme isteminde de bulunduğu anlaşılmaktadır. Esasen, orjinal projesine aykırı olarak inşa edilen bodrum kattaki bağımsız bölümlerin, tapularının iptali, tek başına sorunun çözümüne yeterli olmayacağından, istemin eski hale getirmeyi de içerdiğinde kuşku yoktur. Öte yandan, bağımsız bölümlerin tapularının iptaline karar verilmesi durumunda, 634 Sayılı Yasasının 5. maddesinin ikinci fıkrası, anataşınmazda kat mülkiyetine bağlanmamış arsa payı bırakılamayacağını öngördüğüne göre, açıkta kalan arsa paylarının diğer bağımsız bölümlere dağıtılması zorunluluğu vardır. Her iki husus da tüm bağımsız bölüm maliklerini doğrudan ilgilendirdiği cihetle davanın tüm bağımsız bölüm maliklerine yönetilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinin diğer bağımsız bölüm maliklerine de tebliğ ettirilmek suretiyle davalı olarak davaya dahil edilmeleri için davacıya mehil vermek ve taraf teşkili tamamlanıp deliller toplandıktan sonra, yukarıdaki hususları da içerecek şekilde karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy