(634 S. K. m. 19, 24)
Dava ve Karar: Davacı, 3.9.1997 kayıt tarihli dava dilekçesinde ve yargılamanın tüm aşamalarında 2, 3 ve 4 nolu (tapu kaydına göre A harfli) bağımsız bölüm maliklerinin bu bağımsız bölümleri, mimari projeye aykırı olarak ara duvarları yıkıp birleştirdikleri ve kalorifer radyatör dilimlerini azalttıklarını; 5 nolu bağımsız bölüm makilinin de pis su giderini temiz suya bağladığı iddiasıyla bu proje aykırılıklarının giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yapılan keşif sonunda düzenlenip mahkemece hükme esas alınan 1.8.1998 tarihli bilirkişi raporu ile 13.10.1998 tarihli bilirkişi ek raporundan davaya konu teşkil eden tapuda dükkan nitelikli 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler ile (A) harfli mesken nitelikli bağımsız bölümün ana yapının zemin katında yer aldıkları; projeye göre bunların aralarında bulunan duvarların kaldırılarak, 2 ve 3 nolu dükkanların, (A) harfli dairenin iki yatak odası ve ıslak hacimleriyle birleştirildiği, ayrıca (A) harfli dairenin arka bahçeye bakan yatak odasına proje dışı ilave banyo-WC piyesi yapılmış olduğu, dairenin odaları arasında kalan duvarların kaldırılıp, ıslak zeminlerin iptal edildiği ve radyatör dilimlerinin azaltıldığı, mülkiyeti müştereken aynı kişilere ait olan bu bağımsız bölümlerin projeye aykırı olarak birleştirilmesinin ve bağımsız bölümlerdeki iç tadilatın ana yapının statiğine zarar vermediği anlaşılmıştır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrasında, kat maliklerinden birinin, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler yaptıramayacağı; kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı; tavan, taban veya duvar ile birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabileceği hükmü yer almış bulunmaktadır.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, bu davada olduğu gibi bağımsız bölüm maliki tarafından bağımsız bölümün odaları ve sair bölmeleri arasındaki duvarların tamamen kaldırılması veya yerlerinin değiştirilmesi, ıslak zeminlerin iptali veya birleştirilmesi ve benzeri şekilde tamamıyla iç bünyede yapılacak onarım, tesis ve değişiklikler ile birbirlerine duvar ile bağlantılı olan bağımsız bölümlerin arasındaki duvarın kaldırılması suretiyle yapılan değişiklik, ana yapıya zarar vermemek kaydıyla bütün kat maliklerinin muvafakatı aranmaksızın sadece ilgili bağımsız bölüm maliklerinin rızasının yeterli olduğu işler olup, Kat Mülkiyeti Kanununun yukarıda açıklanan 19/2 maddesi kapsamında mütalaası gerekir.
Olayımızda davaya konu teşkil eden 2 ve 3 nolu ve (A) harfli bağımsız bölümler, davalılardan R. C. Baştimar ile R. Menemenci' nin müşterek mülkiyetinde olup, bu bağımsız bölümlere ilişkin tesis ve değişiklikler bunların rızaları ile yapılmış olduğu gibi bilirkişi raporuna göre ana yapıya zarar verecek nitelikte de olmadığından, davacının ve diğer kat maliklerinin muvafakatını gerektirmeyen bu değişikliklerin eski hale getirilmesi isteminin reddine dair mahkeme kararı bu yönüyle doğrudur.
Öte yandan, Kat Mülkiyeti Kanununun kat mülkiyetine tabi yapılarda bağımsız bölümlerin kullanımına münhasır yasakları düzenleyen 24. maddesine göre ana yapının, tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bölümünde, işyeri açılabilmesi ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle vereceği kararla mümkün ise de, böyle bir kararın bulunmamasına rağmen meskenin işyeri olarak kullanılması halinde ancak kat malikleri tarafından talep edildiği takdirde mahkemece bu kullanıma son verilmesine karar verilebilir. Uyuşmazlık konusu yapılıp açıkça talep edilmedikçe mahkeme bu hususta resen talebi aşarak men veya eski hale getirme kararı veremez.
Nitekim, incelenen davada davacı, tapuda mesken olarak kayıtlı (A) harfli bağımsız bölümün, iki ve üç nolu dükkanlarla birleştirilip işyeri olarak kullanılmasının önlenmesine yönelik bir talepte bulunmamış, başka bir deyişle Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesinin 2. fıkrasına aykırı kullanımı dava konusu etmemiş, davasını ısrarla onaylı mimari projeye aykırılığını ileri sürdüğü tadilat ve imalatların eski hale getirilmesine hasretmiştir.
Bu bakımdan davanın, Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık yönünden kabulü gerektiğine ilişkin görüşe de katılmak mümkün değildir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.04.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Dava, ara duvarları yıkılarak birleştirilen bağımsız bölümlerin mimari projesine uygun eski haline getirilmesi istemine ilişkindir.
Ana taşınmazın tapu kaydı ve onaylı mimari projesine göre dava konusu edilen 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler dükkan, (A) harfi ile gösterilen bağımsız bölüm ise mesken niteliğindedir. Bilirkişi raporunda, bu iki dükkanın (A) nolu meskenin yatak odaları ve ıslak hacimleri ile birleştirilerek tek bir dükkan durumuna getirildiği, yapılan değişikliğin statik dengeyi bozacak nitelikte olmadığı belirtilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi hükmüne göre, bağımsız bölümleri ayıran duvarların taşıyıcı olmaması ve bu suretle yapının statiğine zarar vermemesi koşuluyla bitişik bağımsız bölüm maliklerinin rızasıyla kaldırılması, diğer kat maliklerinin onayına bağlı değil ise de, bu kural aynı nitelikteki bağımsız bölümler için geçerli olup, meskenin dükkan ile birleştirilerek mimari projesinde ve tapu kaydında yazılı niteliğini değiştirmek suretiyle işyerine dönüştürülmesini kapsamaz. Aksi halde, bu tür değişikliklerle tüm kat maliklerinin oybirliğini gerektiren meskenin işyerine dönüştürülmesinin yolu açılmış olur ki, bu da Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin 2. fıkrasının amir hükmüne ve 19. maddenin ana taşınmazın mimari durumunun titizlikle korunmasını emreden temel kuralına aykırı düşer.
Çoğunluğun onama kararında, tapuda mesken olarak kayıtlı (A) nolu bağımsız bölümün 2 ve 3 nolu dükkanlarla birleştirilip bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere tek bir dükkan haline getirildiği ve bu suretle meskenin de işyerine dönüştürüldüğü kabul edilmekle birlikte, davacı tarafından Kat Mülkiyeti Yasasının 24/2. maddesi uyarınca meskenin işyeri olarak kullanılmasının önlenmesine yönelik bir istemde bulunulmamış olması nedeniyle mahkemece resen eski hale getirilmesine karar verilemeyeceğine dair görüşüne, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda katılmak mümkün değildir. Davacının dava dilekçesinde, projeye aykırılığın giderilmesi yanında meskenin işyerine dönüştürülmesinin önlenmesini de istememiş olması, davalıların diğer kat maliklerinin rıza ve muvafakatlarını almaksızın tapu kaydında mesken niteliğinde olan bağımsız bölümü dükkanlarla birleştirerek işyerine dönüştürülmesi şeklindeki projeye aykırılığı haklı ve geçerli kılamaz. Böyle bir değişikliğin projeye uygun hale getirilmesi istemi dükkan ile birleştirilerek işyerine dönüştürülen meskenin eski hale getirilmesi isteğini de kapsar. O halde, mahkemece onaylı mimari proje E. alınarak, tüm kat maliklerinin onayını gerektiren bir konuda davalılarca gerçekleştirildiği anlaşılan meskenin işyerine dönüştürülmesine ilişkin değişikliğin projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmelidir.
Sonuç olarak; dosya içindekilere ve özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre, onaylı mimari projesinde ve tapu kaydında mesken niteliğinde olan (A) nolu bağımsız bölümün davalılarca iki ve üç nolu dükkanlarla birleştirilerek tek bir dükkan (mağaza) haline getirildiği, böylece diğer tüm kat maliklerinin onayı olmaksızın ve bu konuda kat malikleri kurulunca oybirliğiyle verilen bir karar bulunmaksızın meskenin işyerine dönüştürülmesi suretiyle projeye aykırılık oluşturulduğu anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluğun onama kararına karşıyız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy