(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1- Raporlara göre kamulaştırılan kesimi 1497 m2 yüzölçümünde olan dava konusu 1950 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 161 adet muhtelif meyve ağacı bulunmaktadır.
Bilirkişi kurulları taşınmazı değerlendirirken zemin sulu tarla olarak kabul edilip sebze, buğday ve kuru fasulye münavebesi uygulamış ve üzerindeki ağaçlara da resmi verileri dayalı olmadığından yargı denetimine olanak bulunmaması nedeniyle Daire uygulamalarında kabul edilmeyen junge metodu uygulayarak ayrıca değer vermiştir.
Uygulanan junge metodunda ağaçlara yaşları dikkate alınarak gelirleri de değerlendirilerek kıymet takdir edilmektedir. Bu yöntem, ağaçların bedelinin saptandığı resmi verilere dayalı olarak gösterilip yargı organlarının denetimine olanak verilmediğinden Yargıtay uygulamalarında kabul edilmemektedir. Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazdaki ağaçların cinsine göre kapama olarak o parselde değerlendirilebilecek alanı ayırıp bunun kapama gelire göre, artan kısmını ise tarla olarak değerlendirmek olmalıdır.
2- Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin f bendine göre arazilerde değerlendirme mutad münavebe sistemiyle belirlenerek net gelirin kapitalize edilmesi suretiyle yapılır. Münavebeye alınan ürünlerin değerlendirilmesi doğru istatistiki bilgilere dayandığı kabul edilen İl ve İlçe Tarım Müdürlüğünce düzenlenen resmi veri listelerine (dekar başına ürün miktarı, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatı) göre yapılmalıdır. Bu listelerin isteyen kişi ve kuruluşlara göre değişiklik göstermemesi, sabit ve değişmez olduğu kabul edilmelidir.
Ancak; Dairece daha önce incelenen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/408 Esas 1998/572 Karar Sayılı Dairenin 1999/2261 Esas, dava dosyasında münavebeye alınan kuru fasulye ürününün dekar başına verimi 130 kg olarak bildirilmiş iken bu kez 250 kg/Dekar aynı gün incelenen benzer dosyalarda buğday 180-200 kg/dekar sebzenin cinsi ayırt edilmeden ortalama 1650 kg/dekar olarak bildirilerek çelişki yaratılmış, resmi veri listelerinin güvenirlik ve inanırlığını ortadan kaldırmıştır.
Mahkemece bu çelişki belirtilmek suretiyle ve Daireye intikal eden dosyalar dikkate alındığında fasulye üretiminin Türkiye genelinde dekar başına 100-200 kg olduğu ve diğer yazılarda göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine yeniden müzekkere yazılmalı, listelerin düzenlenmesi konusunda gerekli özenin gösterilmesi istenmeli, bu konuda resmi mercilerin hukuki sorumlulukları hatırlatılmalı, resmi veriler getirtilip bu doğrultuda ek raporlar alınmalı, raporların resmi verilere uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy