(634 S. K. m. 4, 18, 33)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat mülkiyeti kurulmuş olan ana taşınmazda kat malikleri olan davacıların bağımsız bölümlerine ortak trafodan elektrik vermemek suretiyle davalının yarattığı muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan belge ve kayıtlara göre, zemin dahil yedi katlı bahçeli işyeri niteliğindeki ana taşınmazda 15.12.1997 tarihinde kat mülkiyetinin kurulduğu, davacıların 18.7.1997 günlü inşaat sözleşmesiyle davalıdan satın aldıkları 4, 7, 9, 11, 13, 15, 17 nolu bağımsız bölümlerin ortak maliki oldukları, TEDAŞ tarafından onaylanan 24.8.1995 gün ve 570 sayılı elektrik projesi uyarınca ana taşınmazın tümünün enerji gereksinimini karşılayacak güçte (250 KVA) trafo tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 4. maddesinin (b) bendi hükmü gereğince ana taşınmaza elektrik enerjisi sağlamak için kurulmuş olan trafo ve elektrik tesisleri ortak yer kapsamındadır. Anılan yasanın 18. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre de, kat malikleri ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak ve özellikle birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu yükümlülüklere uyulmaması durumunda, ilgilisinin başvurusu üzerine hakim, 33. madde uyarınca müdahale etmek ve gereken önlemleri uygulamak durumundadır.
Davacı kat malikleri ortak trafodan bağımsız bölümlerine elektrik enerjisi almalarını davalının engellediği savıyla bu davayı açıp yaratılan muarazanın önlenmesini istemiş olduklarına göre; Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek aşağıda belirtilen şekilde yapılacak inceleme ve toplanacak kanıtlarla davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken, davacıların TEDAŞ ile yapacakları bir sözleşmeyle bağımsız bölümlerine elektrik bağlanabileceği, bu kurumun elektrik vermemesi durumunda idare mahkemesine dava açmaları gerektiği, bu nedenle dava konusu edilen istemin idare mahkemesini ilgilendirdiği düşüncesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, öncelikle ana taşınmazın tapu kaydı getirtilerek davalının kat maliki olup olmadığı belirlenmeli ve taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı, davacılarla birlikte aynı taşınmazda kat maliki ise Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri (m.4/b, 18/1 ve 33.) uyarınca, değilse genel hükümler dairesinde çözümlenmelidir. Bu bağlamda TEDAŞ tarafından onaylanmış olan ana yapıya ilişkin elektrik projeleri ile gerekli görülen başkaca belge ve kayıtlar varsa onlar da dosyaya konulduktan sonra mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi aracılığıyla ana yapıya ilişkin elektrik tesisatı ve trafonun durumu, davacıların dava konusu edilen bağımsız bölümlerinin bu trafodan sağlanan enerjiden ve tesisattan yararlanıp yararlanmadığı, yararlanılamıyor ise nedenleri ve özellikle bunun davalının herhangi bir haksız eylem ve davranışından mı, yoksa onun dışındaki başka durum ve etkenler ile teknik nedenlerden mi kaynaklandığı açıkça saptanmalı, alınması gereken tedbirler belirlenmeli, hasıl olacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy