(634 S. K. m. 19)
Dava ve Karar: Dava, ana gayrimenkulün çatı katında yığma tekniği ile yapılan inşaat ve eklentilerin bina bütününde yarattığı tehlike ve bu katın eski eser nitelikli ana binayla uyumsuzluğu nedeniyle müdahalenin men'i çekme kat ve eklentilerinin kal'i ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece kat mülkiyetine geçiş projesine aykırılık söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Statik açıdan binanın tehlikede olması durumunda bunun, 28.6.1967 tarihinde kat mülkiyetine geçişte E. alınan 1956 onay tarihli projede yer alan dava konusu bağımsız bölümün yıkımı suretiyle değil, 634 Sayılı Yasanın 19. maddesine göre ana gayrimenkulün bakımını ve sağlamlığını titizlikle korumak zorunda olan kat maliklerinin tümünün masraflara katılması koşuluyla bulunacak bir teknik yöntemle çözümlenmesi gerekir.
Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanması açısından, elatmanın önlenmesi kal ve eski hale getirme istemini içeren davalarda, yalnızca yapılan inşaatın projeye uygun olup olmadığı araştırılır, yapının eski eser olup olmaması genel ilke olarak bu konuda farklı uygulamalara neden olmaz.
Ancak, 27.1.1997 tarihli tespit raporunda 7. kata inşa edilmiş olan bağımsız bölümün bazı duvarlarının düşey taşıyıcı sisteme uygun yerlere inşa edilmemesi nedeniyle binaya daha fazla yük getirdiği ve bunun da binada zarara sebebiyet verdiği belirtilmiş olup mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen raporlarda bu konuda bir açıklamaya yer verilmemiştir. Her ne kadar daire içi değişiklikler için kat maliklerinin rızasına gerek yok ise de, Kat Mülkiyeti Kanununun 19/2 maddesinin 2. cümlesine göre eğer bu değişiklikler bina statiğini etkileyici nitelikte ise bu takdirde diğer kat maliklerine müdahalenin men'ini istemek hakkını verecektir. Bu nedenle bilirkişi kurulundan daire içi duvarlarının projeye uygun olup olmadığı, projeye aykırı ise bu aykırılığın bina statiğini etkileyip bina bütününde tehlike yaratıcı nitelikte bulunup bulunmadığı konusunun araştırılmaması,
Bilirkişi kurulunun 12.8.1998 günlü raporunda ön ve arka terasların daireden tefrik edilmesi, kal'i binaların yine teras durumuna getirilmesi, bu bölümlerdeki kalorifer tesisatlarının kaldırılması gerekmektedir. denilmesine, aynı bilirkişi kurulunun ek raporunda projesinde teras ile ana daire arasında, duvar, kapı ve pencere yerleri bulunduğu bunların kaldırılıp kapalı durumda olan terasın daireye dahil edildiği, böylece terasların çatı dairesiyle birleştiği, hiç bir şekilde terasın oda olarak kullanılamayacağı belirtilmesine karşın çekme katın ve eklentisinin kal'i ve eski hale getirilmesi dava edilmiş olmasına göre, gerekçesi gösterilmeden terasın projeye uygun eski hale getirilmesi isteminin de reddi,
Bilirkişi kurulu raporunda açıklık olmamakla birlikte, 7. kat projesinde, kapalı teras ön tarafının tamamen cam, arka tarafının yan ve kısmen ön tarafının duvar, diğer kısmının cam olduğu anlaşılmakta olup, cam kısımların duvar haline getirildiği halde bu konuda da yeterince araştırma yapılıp, varılacak sonuca göre karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, içinde mimarların da bulunduğu bir bilirkişi kuruluyla yeniden keşif yapılıp projeye aykırılıklar belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 9.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy