(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava ve karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece birbirini doğrulayan iki bilirkişi kurulu raporundaki değerlendirmeler doğrultusunda karar verilmişse de bu raporlar hüküm tesisi için yeterli görülmemiştir.
Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (d) bendi kıymet takdirine E. tutulacak unsurlar arasında vergi beyanını da saymıştır. Özellikle mutadın üzerinde yüksek meblağlara ulaşan değerlendirmelerin olabildiğince değişik unsurlarla teyit edilmesi gerekir. Değerlendirme tarihinde beyan edilen emlak vergisine E. m2 birim değeri, kamulaştırma bedelinin tespiti için yeterli değildir. Ancak gerek beyan edilen miktarla takdir edilen miktar, gerek emsalle kamulaştırılan taşınmazın oranının mukayesesi açısından önem taşır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın değerlendirme tarihindeki vergi beyanlarının ya da bulundukları sokak veya cadde için emlak vergisine E. olmak üzere, belediyece belirlenen m2 fiyatlarının ilgili belediyelerden sorulmamış olması doğru değildir.
Dava konusu taşınmaz Şevre Mahallesinde yer almaktadır. Daireye aynı mahalden intikal eden çok sayıdaki dosyada (İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/534 Esas-1371 Karar, Dairenin 1999/2908-3829; İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/573 Esas-1493 Karar, Dairenin 1999/2899-3828; İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/699 Esas-1998/501 Karar Dairenin 1999/6670-7004 sayılı) bu mıntıkadaki taşınmazlara 10.000.000 TL/m2 civarında değer biçilmiş ve bu kararlar kesinleşmiştir. Aynı mahalde aynı yıl itibarı ile değerlendirmelerin bu ölçüde farklı olması inandırıcı görülmemiştir.
Dairece aynı gün incelenen İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/334 Esas-1131 Karar (Dairenin 5581-7026), İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/335 Esas-1132 Karar (Dairenin 1999/5582-7027) sayılı dosyalarında, aynı bilirkişiler aynı gerekçelerle yakın çevrelerdeki taşınmazların 30.000.000 TL/m2 değerde olduğunu belirtirlerken, inceleme konusu dosyada taşınmaza 55.000.000 TL/m2 değer biçmişlerdir.
Kamulaştırma Yasasının 15. maddesi, taşınmaz malın kıymetinin bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini öngörmekle birlikte, bilirkişilerin denetimi ve yapılan değerlendirmelerin çevre gerçeklerine uygunluğunu sağlamak görevi ilk planda ve öncelikle çevreyi ve kamulaştırma konusu taşınmaz malı tanıyan ve bu konuda nihai hükmü verecek olan hakime aittir. Nitekim 2942 sayılı yasanın 15. maddesi bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedelin isabetli olup olmadığını takdir yetkisini hakime vermiştir. Karar her türlü çelişki ve uyumsuzluklar giderildikten sonra verilmelidir.
Bu durumda dava konusu taşınmaz malın ve emsalin emlak vergisine E. değeri ilgili belediyeden getirtilmeli ve bu belgelerin de yukarıda açıklanan hususlarla birlikte dikkate alınması koşulu ile bilirkişilerden ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy