(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 275, 278)
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz Mezitli Belediyesi'nin işin önemi gözetilerek hazırlandığı izlenimi vermeyen 21.4.1998 günlü, 893 sayılı yazısına istinaden arsa olarak nitelendirilmiştir. 21.10.1993 tarihinde 1/1000 ölçekli plan için alındığı bildirilen taşınmazın, henüz belediye sınırları içinde olmayıp mücavir alan içerisinde olduğu bildirildiğine göre ne amaçla plan içerisine alındığının araştırılmaması,
2-Yargıtay uygulamalarında 1/1000 ölçekli imar planı içindeki arazi parçaları kural olarak arsa sayılırsa da, Tapu Kadastro Müdürlüğünden yollanan folye örneğinde, bu bölgenin uygulama imar planı içerisine alındığını gösterir herhangi bir emareye rastlanmadığından, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu bölgenin 1/1000 ölçekli plan örneğinin Mezitli Belediyesinden getirtilip dosyaya konulmaması,
3-Her iki bilirkişi kurulu, raporunda dava konusu taşınmazın çevresinde orman ve bahçe içerisinde müstakil villalar bulunduğu bildirilmekte ise de, dosyada mevcut çap örneğinden, taşınmazın çevresinin geniş alanlı tarım arazisi parçaları, taşlık ve çalılıkla kaplı olduğu anlaşılmakta olup bu hususun açıklığa kavuşturulmamış olması,
4-Dosyada mevcut Tapu Sicil Müdürlüğü yazısına göre, 33600 m2'den ibaret olan dava konusu taşınmazın tamamını, değerlendirme gününden, dört ay, on gün önce, davacının 600.000.000 TL.'ye satın almış olmasına karşılık, aynı taşınmazın yalnızca 19927 m2'si için bilirkişilerin belirledikleri değer, alış değerinin yüzlerce kat fazlasıyla 129.525.500.000 TL.'ya ulaşmaktadır. Bu ölçüde fahiş bir fark, sadece vergi beyanının düşük gösterilmesiyle izah edilemeyeceğine göre, bilirkişi kurullarının gerçek değerin çok üzerinde değer belirledikleri ya da tarım arazisini arsa olarak nitelendirdikleri izlenimi doğmaktadır. Bu fahiş farkın nedenleri araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, taşınmazın araştırma neticesi belirlenecek niteliğine göre, bilirkişilerden taşınmazın gerçek değeri konusunda bozma esaslarının gözetecek ve çelişkili belirlemelere makul izahları getirecek ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy