(634 S. K. m. 17, 26, 49)
Dava ve karar: Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde yapımı projelendirilen on iki bağımsız bölümden, 1, 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davacı ile davalıların murisine 1/2 oranında hisselendirildiği, 5, 9 ve 12 nolu bağımsız bölümlerde davalıların murisi, 6, 7, 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerde davacı, 8 nolu bağımsız bölümde davalılardan Tahsin Gezer ve 6 nolu bağımsız bölümde de, davalı Mehmet Gezer lehine sonradan kat irtifakı tesis edildiği, aradan geçen uzun süreye rağmen yapının tamamlanmadığı belirtilerek Kat Mülkiyeti Yasasının 49. maddesi uyarınca kat irtifakının sona erdirilmesine karar verilmesi istenmiştir.
Dosyada mevcut tapu kaydından, taşınmaz üzerinde kat irtifakının 30.12.1976'da tesis edildiği, 10.7.1992 günlü bilirkişi raporundan, 4 kattan oluşan ana yapının, sadece kısmen birinci katının tamamlanmış, diğer katlarda inşaata başlanmamış olduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Yasanın 17. maddesi kat irtifakı sahiplerinin, ortak arsa üzerinde yapılacak yapının, sözleşmede yazılı süre içinde başlaması ve tamamlanması için kendilerine düşen borçların yerine getirilmesini, karşılıklı olarak isteme ve dava etme hakkına sahip olduklarını kurala bağlamış, 26. madde yapılacak yapının tamamlanması için borçlarını yerine getirmeyen kat irtifakı sahipleri hakkında yaptırım öngörmüştür. Bu kurallar, yasanın, üzerinde kat irtifakı tesis edilen taşınmazdaki yapının projesine göre bir an önce yapımını sağlamayı amaçlayıp ön plana aldığını göstermektedir. Olayda uygulanması söz konusu 49. maddenin 3. fıkrasının da, 5 yıl içinde yapı yapılmazsa mutlak olarak irtifakın sona ermesini öngörmeyip, gerekirse sürenin uzatılabileceğini kurala bağladığına göre, yapının tamamlanmasına öncelik verdiğinin kabulü gerekir.
Kat Mülkiyeti Yasasının binanın yapılmasına öncelik verdiği, yapının tamamlanması için davacının da yeterli gayreti gösterdiğine ilişkin kanıt bulunmadığı, 1992 yılında verilen kararın davacı tarafından 1999'da tebliğe çıkarılmasının da işin sürümcemede kalması nedenlerinden olduğu ve davalıların binayı tamamlamak istediklerini bildirmiş bulunmalarına göre yapının tamamlanması için davalılara belli bir süre verilmesi gerekirken, kat irtifakının sona erdirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy