(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde taşınmaz üzerinde hataen gösterilen irtifak nedeniyle eksik ödenen kamulaştırma parasının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacıya ait olup, kamulaştırılan 236 sayılı parsel üzerinde Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Etibank lehine tesis edilmiş bulunan irtifak hakkının, terkin edilmesine rağmen Tapu idaresinin hatası sonucu silinmediği, bu nedenle de, açılan bedel artırım davasında irtifak hakkı karşılığı 2.829.825.000 liranın kamulaştırma bedelinden tenzil edildiğinden bahisle, bu meblağın kamulaştırmayı yapan davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden tahsili istenmiştir.
Davacı tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Esas 1997/479 sayı ile açılan bedel artırım davası dosyasının incelenmesinden, her iki bilirkişi kurulunun irtifak nedeniyle kamulaştırma bedelinden %20 oranında indirim yapmış oldukları, ancak davacı vekilinin bu raporlara itiraz etmediği, aynı şekilde, irtifak hakkının silinmesine ilişkin esas 1997/389 sayılı davanın 09/12/1997 tarihinde Esas 1997/927 sayılı davanın 22/01/1998 tarihinde davanın kabulüyle sonuçlandığı, bunlardan 1997/927-16 sayılı kararın, bedel artırım davasına ilişkin ilk kararla aynı gün, 16/12/1997'de davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Esasen 27/11/1997 günlü celsede davacı vekili, irtifak nedeniyle değer düşüklüğünü öngören ikinci bilirkişi kurulu raporuna itirazının olmadığını belirtmiştir. Her ne kadar bu kara davalı vekilinin temyizi üzerine bozulmuş ve yeniden karara bağlanmasından önce 05/03/1998'de irtifak nedeniyle yapılan kesintinin iadesi istemiyle bu dava açılmışsa da, davacının bilirkişi raporunu kabul edip bedel artırım davasına ilişkin kararı temyiz etmemesiyle, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Davacının bedel artırım davasının bozmadan sonraki aşamasında dahi ileri süremeyeceği bir hususu, başka bir davada talebe hakkı olmaması gerekir. Kaldı ki, bozmadan sonra, 11/08/1998 günlü oturumda da, davacı vekili irtifak nedeniyle % 20 değer eksikliği öngören bilirkişi ek raporunu kabul ettiğini bildirmiştir. Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/10/1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Haziran-2000
Full & Egal Universal Law Academy