(634 S. K. m. 19)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalıların apartmanın genel görünüşünü ve mimari ahengini bozacak şekilde balkonları kapattıklarını, değişik renklerde panjurlar, değişik renk ve şekilde doğramalar kullandıklarını ileri sürerek apartmanın dış görünüşünün mimari projesine uygun hale getirilmesi istenmiştir. Dava yalnızca 5 nolu dairenin yan sokağa bakan balkonunda yapılan camekan doğrama açısından kabul edilmiş, diğer istemler bilirkişi raporlarında panjurların sabit tesis olmadığı, farklı renkteki panjur ve doğramaların renklerinin uç renkler olmadığı yolundaki tespitine dayanılarak reddedilmiştir. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre, kat malikleri ana gayrimenkulün mimari durumu ile güzelliğini titizlikle korumak zorundadırlar. Bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramazlar. Her ne kadar 20.1.1997 günlü kat malikleri kurulu toplantısında sokak içine bakan balkonların demir parmaklık veya ster veya alüminyum camekanla kapatılmasına, daire kapılarının demir parmaklıkla kapatılmasına, duvar ile örülemeyeceğine karar verilmiş ve bu kararın altında davacının imzası da bulunmakta ise de, bu kararla kuşkusuz yapılacak imalatların yeknesaklığı sağlayacak ve ana gayrimenkulün dış görünüşünün güzelliğini, estetiğini ve renk ahengini bozmayacak nitelikte olması amaçlanmıştır. Alınan kararın ve davacının rızasının yasaya uygun biçimde yorumu gerekir. Davalıların balkonlarını değişik renkte panjurlarla kapattıkları, bunun apartmanın dış görünüşünü bozduğu dosya içerisindeki fotoğraftan da açıkça müşahede edilmektedir. Aynı şekilde, orijinal rengi beyaz olduğu anlaşılan balkon doğramalarının rengini 3 ve 11 nolu bağımsız bölüm sahipleri değiştirip yeknesaklığı bozmuşlardır.
Bu durumda, binanın dış görünüşünü ve estetiğini bozan balkon penceresi doğramalarının orijinal rengi olduğu anlaşılan beyaza dönüştürülmesi ve apartmanın estetiği ve genel görünümü dikkate alınarak bunlarla ahenk içinde olabilecek tek bir rengin bilirkişilerce, kat maliklerinin istekleri de dikkate alınarak, tespiti ile panjurların belirlenecek renge dönüştürülmesi bakımından da davanın kabulü gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.07.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy