(2942 S. K. m. 4, 19)
Dava ve karar: Davacı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, dava konusu taşınmazın davalı tarafından uzun yıllardan beri kullanılıp, vergisinin ödendiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde idare adına irtifak hakkı tesis edilmek istendiğini, ancak, taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunmadığını, 2942 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca davacı idare lehine irtifak hakkı tesisini talep etmiştir. Mahkeme, 2942 sayılı yasanın 19. maddesinde tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malın kamulaştırmayı yapan idare adına tescilini ve zilyedinin tapuya şerh verilmesini düzenlemekte olup, irtifak hakkı tesisi ile ilgili bir hüküm içermediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
2942 sayılı yasa mülkiyet kamulaştırması hakkında olduğu kadar, irtifak hakkı kurulmasına ilişkin hükümler de içermektedir. Yasanın 4. maddesi kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesis edilebileceğini öngördüğüne göre, mülkiyet kamulaştırmasına ilişkin kuralların kısmen de olsa kıyas yoluyla irtifak kamulaştırmaları hakkında da uygulanması gerekir. Dava dilekçesinde herhangi bir ayırım yapılmadan Kamulaştırma Yasasının 19. maddesi uyarınca irtifak hakkı tesisi istenmiş olmasına ve dava dilekçesine zilyetlikle ilgili belgenin de eklenmiş bulunmasına göre, davanın, öncelikle 19. maddesinin 1. fıkrası kapsamında değerlendirilmesinin, istendiği anlaşılmaktadır. 19. maddenin ilk iki fıkrası tapu kaydı bulunmayan taşınmaz mülkiyetinin idare adına tescilini, ayrıca zilyedinin şerh verilmesini öngörmektedir. Bu yöntemin irtifak kamulaştırmalarında da uygulanarak, idarenin zilyed adına hareketle, mülkiyeti tapu siciline zilyed lehine tescil ettirip, üzerine irtifak tesisi imkanı bulunmamaktadır.
İrtifak tesisi için taşınmazın tapuya kayıtlı olması gerekir. Taşınmaz ada ve parsel numarası aldığına göre, kadastro tespit çalışmaları yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 19. maddenin üçüncü fıkrasının kıyas yoluyla uygulanarak davalıya, Kadastro Kanunu hükümleri dairesinde tapuya tescil ya da Medeni Kanunun zilyedlikle iktisap hükümleri dairesinde aynı usul ve şekillere göre dava açarak, taşınmaz malı kamulaştırma tarihinde iktisap etmiş olduğunu ispat etmesi için, süre verilmeli ve bunun dava sonucunda tescil gerçekleşirse, tapuda davacı lehine irtifak hakkının tesciline karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy