(1086 S. K. m. 409) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların gelmediği 3.7.1998 günlü duruşmada, davacı vekilinin dilekçe ile bildirdiği mazereti mahkemece kabul edilerek duruşmanın 21.9.1998 günü saat 10.00'a bırakılmasına ve davacı vekilinin duruşma gününü kalemden öğrenmesine karar verilmiş, yine taraflardan hiçbirinin bu (21.9.1998 tarihli) son oturuma gelmemeleri üzerine dosya işlemden kaldırılmış, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydı kapatılmıştır.
Taraflardan hiçbirinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle, mahkemece, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için, tarafların yönteme uygun biçimde oturuma çağırılmış olmaları gerekir (HUMK. m. 409/1). O halde, dosyanın işlemden kaldırılmasının ön koşulu, duruşma gününün taraflarca önceden bilinmiş olmasıdır. Yasal düzenlemeye ve yerleşik uygulamaya göre, taraflar ilk oturuma davetiye ile çağırılır. İzleyen oturumların günü ve saati ise duruşmada hazır bulunan taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Eğer taraflardan biri (veya vekili) mazereti nedeniyle duruşmaya gelememiş ve mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de mazereti kabul edilerek yargılama başka bir güne bırakılmış ise, o tarafın bundan sonraki duruşmaya davetiye ile çağırılması zorunluluğu vardır. Yoksa, usul yasasında yeri olmayan ve bildirim niteliğini taşımayan duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesine biçimindeki bir ara karara dayanılarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez.
Buna göre somut olayda, davacı vekilinin bildirdiği mazeretin kabul edildiği 3.7.1998 tarihli oturumda, duruşmanın 21.9.1998 günü saat 10.00'a bırakıldığı davacı vekiline yönteme uygun olarak (davetiye ile) bildirilmediği halde, bu (21.9.1998 günlü) oturuma gelmemiş olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, usulsüz olan böyle bir işleme dayanılarak da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy