(743 S. K. m. 26, 257)
Dava: Dava dilekçesinde Yavaş olan soyadının Özel olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı; nüfusta soyadı Özel iken, evlatlık alınması sebebiyle Yavaş olarak kanunen düzeltildiğini, ancak Özel soyadını terk etmediğini, devamlı olarak kullandığını, çevrede bu şekilde çağrıldığını evlatlık alan kişinin de 1987 yılında vefat ettiğini ileri sürerek soyadının eskisi gibi Özel olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiş, dinlenen tanıklar dahi davacının iddialarını doğrulamışlardır.
Medeni Kanunun 26.maddesine göre, haklı sebebin varlığı halinde, soyadının değiştirilmesi mümkün olup, Yargıtay uygulamalarında da kişinin toplum içinde bilinip tanındığı soyadı kayden de taşımasının haklı sebep teşkil edeceği kabul edilmiştir. Evlat edinilen kişinin evlat edinenin soyadını taşıyacağına dair Medeni Kanunun 257.maddesi bu şekilde alınan yeni soyadının değiştirilmesine engel değildir.
Bu durumda kanuni bir sakınca da bulunmadığı halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken varit görülmeyen gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy