(634 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde davalının sahibi ve işletmecisi bulunduğu davacının bağımsız bölümü altındaki fırının çıkardığı gürültü nedeniyle rahatsızlık yarattığı ileri sürülerek davalının tahliyesine karar verilmesi istenmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesinin öngördüğü rahatsızlık verici eylemler nedeniyle tahliye mümkün olmadığı gibi esasen davalı kiracı olmayıp bağımsız bölüm sahibidir.
Yargılama sırasında yaptırtılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen 20.9.1999 havale tarihli raporda makinaların çalışmaları esnasında çıkarmış olduğu mekanik seslerin ötesinde bir de titreşim gürültüsü bulunduğu, bu gürültünün makinaların betonarme sistemine temasının kalkması ile giderilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi S. U. düzenlediği raporda gürültünün dBA olarak kontrol yönetmeliğinin öngördüğü sınırlar içinde olduğunu belirtmiştir. Ancak bu bilirkişi tarafından düzenlenen raporunda üst sınır olan 35 dBA'ya çok yakın olarak 33, 34 ve 35 dBA gürültü ölçüldüğü belirtilmiştir.
Çevre Bakanlığı yetkililerince düzenlenen raporda ise, makinaların çalıştırılması sonucu çıkan gürültünün kabul edilebilir gürültü düzeyinin üstünde olduğu açıklanmıştır.
Davacının her ne kadar gürültünün önlenmesi yönünde bir talebi yoksa da çoğun içinde azın da mevcut olduğu kabul edilip, gerek maden mühendisi bilirkişinin ölçümündeki sonuçlar gerek Çevre Bakanlığı yetkililerince tesbit edilen gürültü düzeyi gerek çalışan bir fırının özellikle geceleri rahatsızlık verici gürültüler çıkarması hayatın olağan akışı gereği olduğu dikkate alınarak gürültünün tahammül edilebilir düzeye indirilmesi için alınması gerekli önlemlerin bilirkişi marifeti ile belirlenmesi ve belirlenecek önlemlerin yerine getirilmesi için davalıya süre verilmesi gerekirken davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy