(2709 S. K. m. 46) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Bilirkişi raporlarında somut emsal alınan 18 parselin değerlendirmeye esas alınan satışını gösterir tapu kaydı bu dosya içine getirilmemekle beraber Dairemizce aynı gün incelenen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/367 Esas-1999/946 Karar (Dairenin 2000/1987-2780) sayılı dosyası içinde bulunduğu saptanmıştır. Buna göre 18 parselin 14.12.1990 tarihli satışı sırasında üzerinde bodrum ve çatı katına havi 3 katlı kargir apartman bulunduğu tapu kaydından anlaşıldığı halde bilirkişi raporlarında satış bedelinin sadece zemin'e hasredilerek yüksek m2 bedeline ulaşılması,
2- Anayasanın 46. maddesi kamulaştırma bedelinin saptanmasında vergi beyanının ve resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin diğer objektif ölçüler yanında dikkate alınacağı kuralını koymuş, 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi de vergi beyanını kıymet takdirinde dikkate alınacak esaslar arasında saymıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendir-melerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri, genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak bu husus, dava konusu taşınmaz için olduğu kadar, emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması gerekir. Dosya içerisinde gerek dava konusu taşınmazın ve gerekse emsal taşınmazın vergi beyan değerleri mevcuttur.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise veya bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz emsalden üstün kabul edilirken, vergi beyanına emsal için esas alınan değer dava konusu taşınmaz için esas alınan değerden önemli ölçüde yüksekse, mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmazın nihai m2 değerinin emsal taşınmazın değerini aşmayacak biçimde tesbiti olduğu halde, bilirkişi raporlarında vergi beyan değerlerinin dosyaya getirtilmediği gerekçesiyle bu hususun incelenmemiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy