(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılmasıyla faiz ve masrafların davalı tarafından tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 2972 ada 13 parsele imar uygulaması sonucu oluşan 10650 ada 2 parselin kamulaştırılması nedeniyle takdir olunan bedelin arttırılması talep edilmiştir. Davalı aynı taşınmaz için kamulaştırmasız elatma nedeniyle bedel ödendiğini ileri sürmüş olup, dosya içerisinde örneği bulunan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/513-1997/427 sayılı kararından da 2972 ada 13 parsele kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu ve mahkemece istemin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasındaki taşınmaz bu dosyadaki dava konusu taşınmazla aynı taşınmaz olup olmadığı aynı taşınmaz için imar uygulamasından önce ve imar uygulamasından sonra olmak üzere iki kez bedel artırımına karar verilip verilmediği mahkemece araştırılmadan davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy