(634 S. K. m. 33, 42)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ve inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, ana taşınmazda kat malikleri kurulu kararı gereği zorunlu onarımlar yapıldığı, tüm bağımsız bölüm maliklerinin yararlandığı, bu yeniliklerin masraflarına davalının katılmadığı, yapılan takibe itiraz ettiği belirtilerek, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi ve ayrıca %40 inkar tazminatına hükmedilmesi istenmiştir.
Bilirkişi raporuna göre, yapılan işler, eskimiş merdivenler yerine mermer merdivenler, mermer yan duvarlar, küpeşte, alüminyum kapı ve dış basamak yapılması ile otomat ve zil tertibatının yenilenmesinden ibaret olup, bu işlerden mermer yan duvarlar ve küpeşte inşasının zorunlu olmamakla birlikte yararlı olduğu ve lüks olmadığı, diğer imalatların ise zorunlu, yararlı ve lüks olmayan onarımlar niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ana taşınmazın ortak yerlerinde ortak yerlerin düzgün ve bunların kullanımını daha rahat ve kolay hale getirmeye yönelik bu onarımların Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesi kapsamında, faydalı yenilikler olarak mütalaası gerekir. 42. maddeye göre, bu tür onarımların kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine gerçekleştirilmesi gerekir. Temyiz konusu kararda, kat maliki sayısı açısından çoğunluk oluşmuş ise de, arsa payı açısından bulunması gerekli çoğunluğa erişilemediği belirtilmiş ise de, 15 bağımsız bölümden oluşan ana taşınmazın bağımsız bölüm maliklerinden sadece yedisinin karara olumlu oyları ile katılmış olmasına göre, kat maliki sayısı açısından da çoğunluğa erişilememiştir. Bu bakımdan, ortada 42.madde uyarınca alınmış bir kararın varlığından söz edilemez. Ancak, toplantıya katılan bağımsız bölüm maliklerinden tamamı yapılacak onarım ve yenilikler için oy kullanmışlar. Davacı dışındaki diğer bağımsız bölüm malikleri kat malikleri kurulu toplantısına katılmamış olsalar dahi, yapılan onarım masraflarına katılmışlar ve böylelikle yapılan işleri tasvip ettiklerini tutumları ile göstermişlerdir. Yapılan işlerin tamamı faydalı olup, lüks nitelikte değildir. Biri dışında hepsi yapılması zorunlu onarım ve yenileme niteliğindedir. Belirtilen yenilik ve ilaveler ana taşınmazın ortak yerlerinde gerçekleştirilmiş olup bunlardan tüm kat malikleri gibi ana taşınmazın sağlamlığını titizlikle korumak zorunluluğunda olan davalı da yararlanmaktadır. Yapılan faydalı masraflarla ana taşınmazın ve davalının bağımsız bölümünün değeri artmış, böylece davalı masraflara katılmadan değer artışından yararlanmıştır. Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi borç ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle sulh mahkemesine başvurulabileceğini ve müdahalesi istenen hakimin gerekirse genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre karar verebileceğini öngörmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yapılan yenilik ve onarımların faydalı nitelikte bulunması bunlardan davalının da yararlanması değer artışı sebebiyle davalının zenginleşmesine neden olması gözetilerek genel hükümlere ve hakkaniyete uygun bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy