(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Bilirkişi raporlarında objektif arttırıma konu edilen hususlar nedeniyle bir artış söz konusu olabilir ise de; Daireye intikal eden dosyalardan benzer kamulaştırmalar dikkate alındığında belirtilen bu nitelikler itibarıyla, bu oranın en fazla %15 olması gerektiğinin dikkate alınmamış olması doğru görülmemiştir.
2- İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde bedel, irtifak hakkı tesisinde önceki değer ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değer arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.) taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir.
Bu esaslar dikkate alındığında tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazda değer kaybının %4ü aşmaması gerekir.
3- Dava tarihinden önce 3.8.1999'da yapılan tesbitle dava konusu taşınmaz üzerinde patlıcan bitkisinin ekili olduğu, hasada girilmiş olduğu, boru hattının yapılması için gerçekleştirilecek çalışmaların neden olacağı tozdan bu hattın dışında kalan bitkilerin de zarar göreceği ve patlıcan ürününde %40 oranında verim düşüklüğü olacağı belirtilmiş, bu belirlemeler hükme esas alınan bilirkişi kurullarınca da benimsenmiş ve davacıya ait taşınmaz üzerindeki patlıcan ürünü için, %40 oranında ürün düşüklüğüne bağlı tazminata hükmedilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 20. maddesinde, hasat zamanının beklenmesi mümkün olmadığı hallerde kamulaştırmayı yapan idarenin mahkemece takdir edilecek ekin bedelini tazmin etmek şartıyla arazinin boşaltılmasını talep edebileceği öngörülmekte ise de, bu kuralın uygulanması kamulaştırılan alanlar için söz konusudur. Buna karşılık, kamulaştırma kapsamında kalan bölüm için uğranması muhtemel zarar nedeniyle tazminata hükmedilmesine ilişkin bir kural 2942 sayılı Yasada mevcut değildir. Kaldı ki, tespit raporuna göre 3.8.1999 tarihi itibariyle taşınmaz üzerindeki patlıcan bitkisi hasada girmiş durumdadır. Çalışmalar başlamadan önce bu ürünlerin toplanması ve böylece zarardan korunması mümkündür. Öte yandan, taşınmaza 13.8.1999 tarihinde elkonulduğu anlaşılmakla birlikte çalışmaların hemen başlatıldığına ilişkin bir kanıt olmadığı gibi, yapılacak kazı nedeniyle çevrenin tozlardan zarar göreceği fiili bir durum olarak saptanmamış, bir olasılık düzeyinde kalmıştır. Belirtilen nedenlerle mahsulün zarar göreceği varsayımına dayanılarak zararın tazminine de hükmedilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar almak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy