(634 S. K. m. 19, 42)
Dava: Dava dilekçesinde çatı yapımından dolayı hisselerine düşen miktarı ödemediklerinden dolayı haklarında yapılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacının ana yapının en üst katında bulunan bağımsız bölümünün binanın projesinde çatı bulunmaması ve yapılan izolasyonun yetersiz kalması nedeniyle yağışlardan sürekli zarar gördüğü mahkeme kanalı ile yaptırılan tespitte akıntının giderilmesinin tek yolunun çatı yapılması olduğunun bildirilmesi üzerine çatının davacı tarafından yaptırıldığı, davalıların paylarına düşen miktarı ödemedikleri belirtilerek, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi ve %40 inkar tazminatına hükmedilmesi istenmiş, mahkemece dava kat malikleri kurulu tarafından çatı yapılması konusunda herhangi bir karar alınmaması nedeniyle reddedilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrasına göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler yapamazlar. Yine aynı Yasanın 42. maddesine göre ortak yerlerin düzgün ve bunların kullanımının daha rahat ve kolay bir hale konulmasına yarayacak yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine alınır. Bu hükümler karşısında, kat malikleri kurulunca alınmış bir karar olmadan yapılan çatının masraflarının tamamının diğer bağımsız bölüm maliklerinden istenmesine olanak yoksa da, bağımsız bölümlerden bir bölümünün malikleri itirazsız olarak yapılan masraflara katılmayı kabul etmiş olmaları, davalıların projeye aykırı olarak yapılan çatıya karşı herhangi bir girişimlerinin bulunmaması, kat maliklerinin ana taşınmazın ve ortak yerlerin sağlamlığını titizlikle korumak zorunda bulunmaları, akan terasın onarımı ve izolasyon masraflarının tüm bağımsız bölüm maliklerine ait bulunması, yapılan imalatın ana taşınmazın ve bağımsız bölümlerin değerini artırıcı nitelikte olması dikkate alınarak, davanın tümü ile reddi yerine, kat maliklerinin akan terasın bakım, onarım ve izolasyonu masraflarından yasa gereği sorumlu bulunmalarına göre, akan terasın izolasyonu için yapılması gereken masrafların bilirkişi marifetiyle tespit edilerek bağımsız bölüm maliklerinin sadece bu masraflardan ve davacının bağımsız bölümünün su sızması nedeniyle gördüğü masraflardan sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy