(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Görece Belediye Başkanlığının 16.10.1995 günlü, 1995/1579 sayılı yazısında dava konusu taşınmazın 5.1.1990 gününde onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenen alanda kaldığı bildirilmişken, 1.7.1996 günlü, 1996/931 sayılı aynı belediyenin ikinci yazısında taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında depolama alanı olarak gösterildiği, 1/5000'lik imar planı çalışmalarının devam etmekte olduğu belirtilmiştir. Yine 16.10.1995 günlü yazıda taşınmazın kamulaştırılan bölümünün isale hattı alanında kaldığı ve Tahtalı barajı uzak mesafe koruma havzasında oluşu nedeniyle Havza Koruma Yönetmeliği kapsamında bulunduğu belirtilmiştir. Bu yönetmeliğin 4. maddesinde su havzası koruma alanlarında yeni yerleşim birimlerine ve toplu konut alanlarına izin verilmeyeceği belirtilmiş, 7. maddesinde ise bu yerlere arsa alanının %5'den fazlasını geçmeyecek kırsal nüfusun ihtiyacına cevap verecek bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri yapılabileceği öngörülmüştür.
Bu bilgi ve belgelere dayalı olarak aynı kamulaştırma nedeniyle, aynı köy civarındaki taşınmazlar arazi olarak nitelendirilip, Yargıtay denetiminden geçerek onanmıştır.
Belirtilen nedenlerle tarımsal niteliği korunacak alan içinde kalan, çevre düzeni planında depolama alanı olarak gösterilen, tüzük hükümlerine göre yapılaşmaya kapalı olup, ancak %5 oranında inşaat alanına izin verilen taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir.
Koşulları varsa Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin (i) bendi uyarınca objektif unsurlara bağlı artışa hükmedilebilir.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurullarından taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirileceği ve gerekirse objektif unsurlara bağlı olarak belirlenen bedelin arttırılacağı ek raporlar almak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy