(634 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi ile tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen daire bozma kararına uyulması gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozma kararında dava konusu bağımsız bölümlerin bir işyeri türü olan büro niteliğinde olduğuna göre bu yerlerin imalathaneye çevrilmesinin yasaya aykırılık oluşturmayacağı, kat maliklerinin ve kiracıların bölümlerini kullanırken birbirini rahatsız etmemekle yükümlü oldukları bu kurala aykırı davranışın kira sözleşmesinin feshini ve tahliye isteminde bulunulmasını mümkün kılmayıp ancak rahatsızlığın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması konusunda hakime başvurma hakkını verdiği belirtilmiştir.
Bozma kararına uyulması zorunluluğu hükümlerine rağmen kira sözleşmesinin feshi ile davalı kiracıların ana taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararından sonra yaptırtılan bilirkişi incelemesinde hiçbir izolasyon tedbirinin gürültüyü önleyemeyeceği, makinalardan bir tanesinin çalışması halinde dahi 105 Desibel ses düzeyine erişildiği belirtilmiştir. Oysa psikolog bilirkişi 14.12.1998 günlü raporunda çıkan gürültünün davacının bürosundan dinlendiğinde ilk çalışma sesi dışında ses duyulmadığını belirtmiş, bu tespit 11.11.1998 günlü yapılan keşifte bizzat hakim tarafından da doğrulanmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere yeni bir bilirkişi kurulu oluşturup gürültü ve alınacak önlemler konusunda rapor almak,
bilirkişi F. S.'nın döşeme üzerine yapılabilecek ilaveler İmar Yönetmeliğinde öngörülen kat yüksekliğinin ihlaline neden olacaktır biçimindeki görüşüne itibar edilmeyerek alınabilecek sabit olmayan izolasyon önlemlerini belirlemek tüm bu önlemlere rağmen gürültünün tahammül edilebilir ölçüleri aşacağı sonucuna varılırsa davalıların tahliyesi yerine imalatta kullanılan makinaların çalıştırılmasının yasaklanmasına karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bundan ayrı bozma kararında iki bölüm arasında bulunan duvarın kaldırılmasına karar verilmesinin de yerinde olmadığı belirtilmiş olmasına karşın bağımsız bölümlerin tasdikli imar projesindeki eski hale getirilmesine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy